| Ayrıca kedisinden kişiliğini kurnazca yönlendiren bir parazit kaptığını söyledi. | Open Subtitles | وايضاً اخبرني ان قطته اعطته مرض طفيلي تتلاعب بشخصيته بمهارة |
| Ama, bilirsin işte, şimdi daha kurnazca bir oyun oynamamız bizim için iyi olacak. | Open Subtitles | و لكن, كما تعرف, قد يكون من الأفضل لنا أن نتعامل مع الأمور بمهارة أكثر قليلاً من الآن فصاعداً |
| Her türlü zarar verici şikayetin, yönetim tarafından ustaca önüne geçilmeli. | Open Subtitles | أيّ تذمّر ضدّ الانتاجيّة يجب استئصاله بمهارة من قِبل الإدارة. شاهِدي. |
| Kavrulmuş,... .. kurutulup müthiş bir beceriyle karıştırılmış. | Open Subtitles | المتفحمة،ثمتفرموتخلط بمهارة ، وذلك أمر مدهش |
| Yüce usta babasını güldürmek için dans etmeyi öğrenen bu zehirsiz küçük yılan karşısında hayrete düşmüştü. | Open Subtitles | المعلم العظيم انبهر بمهارة ابنته التى بدون سم التى تعلمت الرقص لتسعد اباها |
| Peki ya bir satranç taşını tutup kaldırma, ve onu ustalıkla hareket ettirip tahtaya geri koyma konusuna ne demeli? | TED | ماذا عن مشكلة التقاط قطعة شطرنج، وتحريكها بمهارة من ثم وضعها مجدّدا على الرّقعة؟ |
| Kızgın olduğunu anlamasını sağla ama bunu kurnazca yap. | Open Subtitles | دعها تعلم أنك حزين ولكن بمهارة |
| Bu sefer gerçekten çok kurnazca oynamış. | Open Subtitles | روث خطط للأمر بمهارة شديدة |
| Sarhoş olup, Noel'de kendileri için istedikleri şeyleri kulağıma fısıldıyorlar ve ben de bu bilgileri senenin geri kalanında onları kurnazca elimin altında tutmak için kullanıyorum. | Open Subtitles | يثملون ويهمسون بأذني، بما يريدونه لعيد "الكرسماس"، وأنا أستخدم تلك المعلومات لأُضعف مكانهم بمهارة وأتحكم بهم لبقية السنة |
| Ben kurnazca uzaktan kesmek isterdim. | Open Subtitles | أود أن بمهارة غمز لها. |
| Daha erken gelseydiniz... bu Selçuklunun kafasını vücudundan ustaca ayırışıma tanıklık edebilirdiniz. | Open Subtitles | ،لو جئت باكراً لرأيتني أقطع رأس هذا السلجوقي .من جسده بمهارة |
| - Bunun için kiliseye katıldım. - ustaca yalanlar. | Open Subtitles | كان ذلك فقط من اجل الانضمام للكنيسة , بمهارة عالية |
| Ve bunu başardığında, göğsüne ustaca atılan bir bıçakla öldürüldü. | Open Subtitles | و عندما فعلت, تم قتلها عن طريق سكين تم ألقائها بمهارة على صدرها |
| Sabah beceriyle yaptığım cinsel pazarlıkta olduğu gibi tek sefer de değil iki sefer de. | Open Subtitles | مثل هذا الصباح عندما بمهارة التفاوض الجنسي ليس مرة واحدة فقط بل مرتين |
| Kendinizi benden büyük bir beceriyle gizlemişsiniz. | Open Subtitles | قمت بإخفاء نفسك بمهارة عظيمة عن ناظري |
| Sir Richard Driftwood, ünlü İngiliz aktör ilk film deneyiminde bir Amerikalıyı, büyük bir beceriyle canlandırıyor. | Open Subtitles | السيد (ريتشارد دريفتوود), الممثل المسرحي البريطاني المعروف في آدائه لفيلمه الاول يلعب دور رجل آمريكي, بمهارة فائقة |
| Harika bir şarkıcı, müthiş bir oyuncu, çevik bir dansçı, usta bir yontucu olmak zorunda. | Open Subtitles | يجب أن تكون مغنية عظيمة وممثلة موهوبة، وراقصة رشيقة، وتنشر الخشب بمهارة. |
| Dr. Harrison'ın gözlerini kapatıp kanama üzerindeki kontrolü nasıl usta bir şekilde sağladığını gördünüz mü? | Open Subtitles | هل تلاحظون كيف يتصرف دكتور هاريسون بمهارة يغلق عينيه ويتحكم بصورة كاملة بالنزيف |
| Benden ustalıkla aşırdığın, 10 milyon doları da buna dahil etmeli miyim? | Open Subtitles | هل يجب أن أفترض أني يجب أن أستثنى 10ملايين دولار التي سحبتِها بمهارة مني؟ |
| Partiden bu yana Yoo Jung ustalıkla insanları kullanıp başıma bela açmaya devam etti. | Open Subtitles | منذُتلكَالحفلة،وَيووجونغيستخدمُالأخرين بمهارة .ويواصلالتسبّببالمتاعبليّ |
| Kardeşim kadar iyi dans etmeyi, bilmem ama, bu dansı lütfeder misin? | Open Subtitles | انا لا اُقارن بمهارة اخى ولكن هل تمنحينى شرف ذلك؟ |