| Hayır, yani burada değil de millerce uzaklıkta olmalıydık. | Open Subtitles | لا، أعني أنه لا يجدر بنا أن نكون هنا يجب أن نكون على بعد أميال |
| Şu an şampanya patlatıyor olmalıydık. | Open Subtitles | .يجدر بنا أن نكون نفتح قنينات الشامبانيا |
| Şimdiye eve dönüş yolunda olmalıydık. | Open Subtitles | أعتقد أنه كان يجدر بنا أن نكون بمنتصف طريق العودة بالفعل |
| Yoksa şimdi kanka mı olmamız gerekiyor? | Open Subtitles | أو يفترض بنا أن نكون صديقين حميمين الآن؟ |
| Bizim onlardan daha iyi olmamız gerekiyor. | Open Subtitles | يفترض بنا أن نكون أفضل منهم |
| Lanet olsun! Şu anda oyunda olmalıydık. | Open Subtitles | يفترض بنا أن نكون في المباراة الآن |
| Senden kilometrelerce uzakta olmalıydık. | Open Subtitles | كان يجدر بنا أن نكون بعيداً عنك .. |
| Ekranın içinde değil, görüntüde olmalıydık. | Open Subtitles | يجدر بنا أن نكون على شاشة "جامبوترون"، ليس فيها |
| Şimdiye kadar uzmanı olmalıydık. | Open Subtitles | يجدر بنا أن نكون جيدين في ذلك الأن. |
| Onun gibi hazır bekliyor olmalıydık. | Open Subtitles | كان يجدر بنا أن نكون مستعدين |
| Meksika'ya doğru yolu yarılamış olmalıydık. | Open Subtitles | يجدر بنا أن نكون قد اقتربنا من (المكسيك) الآن |
| Burada olmamız gerekiyor mu? | Open Subtitles | هل يفتَرض بنا أن نكون هنا؟ |