| Paul istediği zaman çok cazibeli olabiliyor ve Beth tam da Paul'un tahmin ettiği gibi ona aşık olmuş. | Open Subtitles | بول يكون ساحرا جدا عندما يريد وبيث أغرمت به كما عرف هو أنها ستغرم به |
| Merkezdeyken sanki senin öz evladınmış gibi ona bak. | Open Subtitles | كما وانت بمنصة قطار عليكَ الإعتناء به كما هو هامٌ لكَ |
| Bana baktığın gibi ona da iyi bakacağından eminim. | Open Subtitles | أعلم أنّك ستحسنين العناية به كما أحسنت العناية بي |
| Niye planladığımız gibi onu tutuklamamıza izin vermedi? | Open Subtitles | لماذا لم يدعنا نمسك به كما خططنا؟ |
| Sana dediğim gibi onu aradım. İstiyorsan kontrol et. | Open Subtitles | اتصلت به كما أخبرتكِ تماماً |
| Tam da istediğin gibi onu getiriyorum. | Open Subtitles | ساتي به كما طلبت |
| Kocan, babama inandığı gibi ona da inanıyor mu? | Open Subtitles | هل زوجكِ يثقُ به كما كان يثقُ بأبي؟ |
| Kendi çocuğunmuş gibi ona bakmanı istiyorum. | Open Subtitles | أنا أريدكِ أن تعتني به كما لو أنه ابنكِ |
| Sanki ölmemiş gibi ona baktım. | Open Subtitles | أعتنيت به كما لو كان علي قيد الحياة |
| Aynen söylediğin gibi ona iyi baktım. | Open Subtitles | لقد اعتنيت به كما قلت لي |
| Mia'yı ve zavallı Donnie'yi sattığın gibi onu da sattın. | Open Subtitles | لأنك رفضت إعطائه دوائه. لقد ضحيت به كما ضحيت بـ(ميا) والفتى المسكين (دوني). |