| Öyleyse böylesi bir lanetin güçlerinin çok ötesinde olduğunu bilmek beni rahatlatacak. | Open Subtitles | سأطمئن نفسي بأنّ لعنةً كهذه تتخطّى قدراتك. |
| Büyü ile dolu bir yer ve hayallerin ötesinde harikalar. | Open Subtitles | مكان مليء بالسحر و عجائب تتخطّى الخيال |
| Emma, anlayabileceğimizin ötesinde güçler var, ve ailen bunlara bulaşmış. | Open Subtitles | هنالك قوى تتخطّى إدراكنا يا (إيمّا) ووالداكِ عبثا بتلك القوى |
| TSSB'ni tetikleyen şeyi atlatmalısın tamam mı? | Open Subtitles | عليك أن تتخطّى اضطراب الكرب التالي للرضخ، اتّفقنا؟ |
| - Ama önce dolunayı atlatmalısın. | Open Subtitles | -ستتعلّم . ولكن عليك أولاً أن تتخطّى أول إكتمال للقمر. |
| Adayı, pikabın üstünde dönen bir plâk gibi düşün. Ama şimdi plâk atlama yapıyor. | Open Subtitles | اعتبر الجزيرة أسطوانةً تدور على جهاز أسطوانات إلاّ أنّ تلك الأسطوانة تتخطّى بعض المقاطع الآن |
| Korkarım ki, benim yeteneklerimin çok ötesinde. | Open Subtitles | أخشى أنّها تتخطّى إمكانيّاتي حتّى |
| Bu oğlumun ötesinde bir durum. | Open Subtitles | المسألة تتخطّى ابني |
| Adayı, pikabın üstünde dönen bir plâk gibi düşün. Ama şimdi plâk atlama yapıyor. | Open Subtitles | اعتبر الجزيرة أسطوانةً تدور على جهاز أسطوانات إلاّ أنّ تلك الأسطوانة تتخطّى بعض المقاطع الآن |