| Sivil gemiler, sivil gemiler, ben, Starbuck, duyuyor musunuz? | Open Subtitles | سفن مدنية هنا فاتنة الفصاء , هل تتلقى ندائى؟ |
| duyuyor musunuz? | Open Subtitles | هنا فاتنة الفصاء , هل تتلقى ندائى؟ هل تتلقى النداء؟ |
| Yani 100 dolar gönderdiğinde öbür taraftaki aile ancak 92 dolar alıyor. | TED | أي عندما ترسل 100 دولار تتلقى العائلة 92 دولار فقط |
| İşte benim cesur kız kardeşim hücrelerimi alıyor. | TED | وهذه هي أختي الشجاعة الجريئة تتلقى الخلايا الخاصة بي. |
| Eğer senin başkasından emir aldığını biliyorlarsa, senin insanlarının gerizekalı olduğunu düşünürüm. | Open Subtitles | وأعتقد أنّ قومك حمقى إن ظنّوا أنّك تتلقى أوامر من شخص آخر |
| Son zamanlarda basında sıkça yer alıyorsun. | Open Subtitles | إذن لقد كنت تتلقى الكثير من الإهتمام في الصحافة مؤخرا |
| Şimdi nasıl hissediyor acaba eski bir koro kızından emir almak zorunda kalınca? | Open Subtitles | أتسائل كيف يعجبها ذلك الآن تتلقى الأوامر من فتاة صغيرة |
| Henüz teklif almadın. | Open Subtitles | لم تتلقى اي عرضا قبله وانا تعبت من كل هذا |
| Albay, duyuyor musunuz? Cevap verin. | Open Subtitles | كولونيل, هل تتلقى, أجب. |
| - Albay beni duyuyor musunuz? | Open Subtitles | عقيد هل تتلقى هذا؟ |
| duyuyor musunuz? | Open Subtitles | هل تتلقى النداء؟ |
| Bu füze sınıfı 164. 1 frekansından sinyal alıyor. | Open Subtitles | هذا الطراز من الصواريخ تتلقى على الطول الموجي لل164.1. |
| Bu kursu ustaları için eğitim amaçlı olarak alıyor. | Open Subtitles | كلا، هي تتلقى درساً تعليمياً لرسالة الماجستير |
| Bizzat, Başkan Yardımcısı Gardner'dan emir aldığını biliyorum. | Open Subtitles | أعرف، إنها تتلقى الأوامر من نائب الرئيس نفسه |
| Acaba neden yalnızken alıyorsun? | Open Subtitles | هل تسائلت أبداً لماذا تتلقى هذه المكالمات فقط وأنت وحدك ؟ |
| Şimdi nasıl hissediyor acaba eski bir koro kızından emir almak zorunda kalınca? | Open Subtitles | أتسائل كيف يعجبها ذلك الآن تتلقى الأوامر من فتاة صغيرة |
| Kaç kere aradım seni. Mesajlarımı almadın mı? | Open Subtitles | لقد اتصلت مراراً و تكراراً ألم تتلقى رسائلي؟ |
| Evlilik öncesi anlaşmada belirttiğimiz gibi boşanma durumundaki payını alacaksın 3 milyon dolar. | Open Subtitles | سوف تتلقى تسوية الطلاق بالكامل كما حددت هنا ثلاثة ملايين دولار |
| Bir düşünün; araç radyo sinyali aldığında yazılım tarafından işlenir. | TED | فكروا بالأمر. عندما تتلقى السيارة إشارة راديو تتم معالجة الاشارة بواسطة برنامج. |
| Bu ülkede, çalınmış malları kabul ettiğiniz zaman, dava edilmiyor musunuz? | TED | في هذا البلد ، إذا كنت تتلقى بضائع مسروقة ، وأنت لم تحاكم؟ |
| Eee, yani o kendi kulübünde değil de başka bir yerde mi ders alıyordu? | Open Subtitles | تعني أنها لا تتلقى التعليم في النادي وإنما في مكان آخر ؟ |
| - Kontrol, Anlaşıldı mı? | Open Subtitles | يا مركز التحكم , هل تتلقى إرسالنا ؟ |
| Bunu duyuyorsanız lütfen cevap verin. | Open Subtitles | إنْ كنتَ تتلقى الرجاء الإجابة |
| Mesajımı alır almaz beni ara. Hemen buraya gelsen çok iyi olacak! | Open Subtitles | اتصل بى حالما تتلقى ذلك من الأفضل أن تأتى يا رجل |
| Anlaşılan Shirley teyze de mesajı almamış. | Open Subtitles | يبدو أن العمة شيرلى لم تتلقى الرسالة الأخرى |
| Umarım bunu alırsın çünkü en kısa sürede beni görmelisin. | Open Subtitles | آمل أن تتلقى الرسالة إذ يجب أن تأتي لرؤيتي بأسرع وقت ممكن |