| Ağır silahlarla sana güvenmemiz için önce kendini kanıtlaman gerekli. | Open Subtitles | يجب أن تثبت نفسك قبل أن نثق بإعطائك الأسلحة الثقيلة |
| Ağır silahlarla sana güvenmemiz için önce kendini kanıtlaman gerekli. | Open Subtitles | يجب أن تثبت نفسك قبل أن نثق بإعطائك الأسلحة الثقيلة |
| Bizi oraya götürdüğünde. kendini kanıtlaman lazım, değil mi ya? | Open Subtitles | عندما تأخذنا الى هناك عليك أن تثبت نفسك |
| Bu kendini kanıtlamak için bir şans, bu şanstan yararlanmalısın. | Open Subtitles | هذه فرصتك لكي تثبت نفسك وعليك أن تستحوذ عليها |
| Bu kendini kanıtlamak için bir şans, bu şanstan yararlanmalısın. | Open Subtitles | هذه فرصتك لكي تثبت نفسك وعليك أن تستحوذ عليها |
| Bu nedenle kendini ispatlamak zorundaydın. | Open Subtitles | وهذا هو السبب الذي يجب أن تثبت نفسك. |
| Eğer burada bir şeyler yapmazsan, ya yol alacaksın ya da yola koyulacaksın. | Open Subtitles | إذا لم تبذل جهدك في مساعدتنا أمّا أن تثبت نفسك وإلا ترحل |
| kendini kanıtlaman için bunu istedim ama sen işi mahvettin dostum. | Open Subtitles | لقد طلبت منك أن تثبت نفسك و أنت فشلت |
| İlk günden kendini kanıtlaman gerekir. | Open Subtitles | يجب أن تثبت نفسك في اليوم الأول |
| Gerçek bir Trag olmadan önce kendini kanıtlaman gerekiyor. | Open Subtitles | لكن قبل أن تصبح أخًا "كاملاً للـ"تراجز يجب أن تثبت نفسك |
| Belki de kendini kanıtlamak istediğin biridir. | Open Subtitles | ربما هو شخص ما تريد أن تثبت نفسك أمامة |
| Yine de kendini kanıtlamak zorunda kalacaksın. | Open Subtitles | كنت لا تزال ستعمل أن تثبت نفسك. |
| Eğer kendini ispatlamak gibi bir yükümlülüğün varsa... | Open Subtitles | من واجبك أن تثبت نفسك |
| Eğer burada bir şeyler yapmazsan, ya yol alacaksın ya da yola koyulacaksın. | Open Subtitles | إذا لم تبذل جهدك في مساعدتنا أمّا أن تثبت نفسك وإلا ترحل |