| Beni öldürmeye çalışmıyorsa bile seni öldürmeye çalışıyor. | Open Subtitles | حتى وإن لم تكن تحاول قتلي لقد كانت تحاول قتلك |
| Üzgünüm ama o seni öldürmeye çalışıyor ve onu durdurmak için... | Open Subtitles | أسف، ولكنها تحاول قتلك |
| Görüyorsun, Irak'ta insanlar sadece seni öldürmeye çalışıyor, sizi tuvalet torbasına benzetmiyorlar. | Open Subtitles | كما ترى، الناس في (العراق) تحاول قتلك وحسب، ولا تجعلك تبدو مثل أحمق. |
| -Sanıyorum seni öldürmeye çalışıyordu. -Büyük başarı. | Open Subtitles | أظن أنها كانت تحاول قتلك - مسألة مهمة - |
| Seni öldürmeye çalışıyordu. | Open Subtitles | انها تحاول قتلك |
| Soğuk, akan su yok, ve bir şeyler sürekli seni öldürmeye çalışır. | Open Subtitles | إنّه بارد ولا توجد مياه جارية وثمّة مخلوقات تحاول قتلك دائماً |
| Eğer Tamsin ise, seni öldürmeye çalışır. | Open Subtitles | وإذا كانت تامزين قد تحاول قتلك |
| Şimdiye kadar söylediklerimden sonra hâlâ uzay cisimlerinin sizi öldürmeye çalıştığını düşünüyor musunuz? | TED | فهل مازلت تعتقد أن تلك الأجسام الفضائية تحاول قتلك حتى بعد ما أخبرتك به إلى الآن؟ |
| seni öldürmeye çalışıyor. | Open Subtitles | إنها تحاول قتلك. |
| Bannen, Çıtır seni öldürmeye çalışıyor! | Open Subtitles | (بانن) ,(جالبريت) تحاول قتلك |
| - Seni öldürmeye çalışıyordu. | Open Subtitles | - لقد كانت تحاول قتلك . |
| Seni öldürmeye çalışıyordu. | Open Subtitles | -فرجينيا)؟ ) -كانت تحاول قتلك |
| Sıkıcı, koyu, siyah ve beyaz yazılan bu uyarı aslında bu küçük, düzenli ölüm askerlerinin, seni öldürmeye çalıştığını belirtiyor. | Open Subtitles | جملة مكتوبة بخط أسود وأبيض عريض و ممل أن جنود الموت النحيفة هذه تحاول قتلك في الحقيقة |