| Her an geri dönebilir ve zihnim yine kuşatma altında olacak. | Open Subtitles | في أيّ ثانية الآن، سيعود وعقلي سيكون تحت الحصار مرة أخرى |
| Kalplerin kuşatma altında olduğu gettolarda özgürlük ve nefret kokan çığlıklar yükseliyor. | Open Subtitles | وتفوح رائحة الحرّية والرخاء في الموقع لقلبٍ من تحت الحصار. |
| Ben yürümek yoktu bir binaya kuşatma altında, , kendi refah risk ya da çalışmak için eşim sormak Benimle bütün gece hayatta tutmak için! | Open Subtitles | , لم يكن علي أن أدخل إلى مبنى تحت الحصار , اخاطر بحالتي الجيدة أو أسال زوجتي لتعمل معي طوال الليل |
| Şu an savaştayız. Kutsal bir savaştayız ve kuşatma altındayız. | Open Subtitles | نحن في حالة حرب و حرب مقدسة ونحن تحت الحصار |
| Yardakçı! kuşatma altındayız! Öldürmek için ateş edin! | Open Subtitles | أيها المساعد ، نحن تحت الحصار ، أطلق لقتلهم |
| Şu anda kuşatma altındaki tek dükkân olduğumuzu söylemekte bir sakınca yok sanırım. | Open Subtitles | إنه من الأسلم قول أننا المتجر الوحيد على الجزيرة الموجود تحت الحصار الآن |
| Alanın tamamı kuşatma altındaydı gece boyunca. | Open Subtitles | المنطقة بأكملها كانت تحت الحصار طوال الليل |
| Ev kuşatma altında. Bunun sebebi de sensin. | Open Subtitles | المنزل تحت الحصار وأنت سبب كل هذا يا فتى. |
| Eylül 1944, Londra kuşatma altında. | Open Subtitles | سبتمبر 1944 كانت لندن تحت الحصار |
| Ben Connie Kingston, Rockville, Maryland'den canlı bildiriyorum... kuşatma altında bir şehir. | Open Subtitles | كوني كينجستون ، كان معكم في تقرير مباشر * من روكفيل ـ ميريلاند مدينة تحت الحصار * |
| Konuştuğumuz şu anda bile Bonna kuşatma altında. | Open Subtitles | حتى في هذه اللحظة فإن بونا تحت الحصار |
| Şehrin kuşatma altında olduğuna söyleyebilirim, | Open Subtitles | أستطيع التأكيد من أن المدينة تحت الحصار |
| Günümüzde Kutup Ayıları kuşatma altında. | Open Subtitles | لكن الآن ، دب قطبي شاب تحت الحصار |
| Krallığın ileri gelenleri kuşatma altında kaldı, savaş başladığında. | Open Subtitles | المملكة تحت الحصار منذ بداية الحرب |
| Tüm yatırım fonu endüstrisi kuşatma altında. | Open Subtitles | شركات الاستثمار كلها تحت الحصار |
| kuşatma altındayız. Kara Panterler ve Weathermen. | Open Subtitles | نحن الآن تحت الحصار (الفهود السود)، (رجال الطقس) |
| Sanki kuşatma altındayız. | Open Subtitles | إنها تبدو كأننا تحت الحصار. |
| Kış yaklaşmakta ve biz çoktan kuşatma altındayız! | Open Subtitles | نحن تحت الحصار بالفعل والشتاء قادم! |
| Bunlar kuşatma altındaki kentlerde açlık çeken ve yardım için Tanrıya yakaran halkın mektupları. | Open Subtitles | لدى رساله من مدن تحت الحصار يتضور اهلها جوعا يتضرعون للرب راكعين ليساعدهم |
| Fakat sen okulda olduğun sırada, Char, krallık kuşatma altındaydı. | Open Subtitles | لكن بينما كنت بعيدا في المدرسة, "شار", المملكة كانت تحت الحصار. |
| Wraith kuşatması altındayken kaçıp, Dünya'ya dönen Eskiler'in isimlerine ait bir kayıt. | Open Subtitles | إنها أسماء القدماء الذين رحلوا عندما كانت تحت الحصار ورجعوا إلى الأرض |
| Darkseid kuşatma altındayken ona saldıralım ve onun artan dehşetini kesin olarak sonlandıralım. | Open Subtitles | (بينما (رجل الظلام تحت الحصار سنهاجمهم وننهيهم من حكمه الارهاب للجميع |