"تحزم" - Traduction Arabe en Turc

    • topla
        
    • toplayıp
        
    • topluyorsun
        
    • Eşyalarını
        
    • toplar
        
    • toplamanı
        
    • paketledin
        
    • toplamamış
        
    • toplamasını
        
    • topluyor
        
    • toplayacaktı
        
    Yani sen her şeyini topla ve buradan git... ben sabah oraya gider onlara durumu anlatırım. Open Subtitles أن تحزم أشياءها وتتركها وسأتصل بهما ليأتوا ويأخذوها صباحاً
    Çocuklarla ilgili konuştuktan sonra bavulunu toplayıp bir başka iş seyahatine çıkıyorsun. Open Subtitles بعد نوبات الحديث مع الأطفال فأنت تحزم أغراضك مجددًا لرحلة عمل آخرى
    Bir yere mi gidiyoruz, sen kendi çantanı topluyorsun, ben kalan her şeyi. Open Subtitles نذهب لمكان ما, تحزم أغراضك وأنا أحزم كل الاغراض الاخرى
    Kirayı ödemezsen, yarın sabah Eşyalarını kapının önüne koyacağını söylememi istedi. Open Subtitles بالمناسبة، لقد طلبت مني أن أبلغك بأن تحزم حقائبك وترحل في الصباح
    Sonra da çantanı toplar New York'a gidersin. Open Subtitles وبعد ذلك فقط تحزم الحقائب وتغادر وتذهب الى نيو يورك ؟
    Tüm Eşyalarını teker teker toplamanı izleyemiyorum. Open Subtitles لا يمكنني مشاهدتك تحزم أغراضك ببطء، صندوق واحد في كل مرّة
    Eşyalarını paketledin iyice sarhoş oldun ve bu konu hakkında düşünmeyi bıraktın. Open Subtitles إنّك تحزم أغراض المكان وتسكر ومن ثم تتوقف وتفكر حيال هذا.
    Eşyalarını toplamamış. Open Subtitles إنها لم تحزم الأغراض
    ve bu yüzden ona Eşyalarını toplamasını ve eve dönmesini söylemek ihtiyacı hissettin? Open Subtitles بأن تحزم عدّتها وتذهب معك إلى البيت؟
    Eşyalarını topla ve yarın yola çıkmaya hazırlan. Open Subtitles اريدك ان تحزم حقائبك وتكون جاهز للرحيل غدا بعد الظهيرة
    İstersen Eşyalarını topla da çıkalım buradan. Open Subtitles إذا تريد أن تحزم بعض الأشياء، نحن يمكن أن نخرج من هنا.
    Ve seni eve götürmeye. Hadi Eşyalarını topla da-- Open Subtitles و نرجعك معنا, فلم لا تحزم أمتعتك حتى نعود للبيت
    Senin benim gibi adamlar düşünmez. Bavullarını toplayıp giderler. Open Subtitles لا يلائم ذلك الرجال مثلك و مثلى يا فتى عليك فقط ان تحزم امتعتك و ترحل
    Ama diş fırçanı toplayıp Dünya'ya geri dönmen gerekiyor. Open Subtitles يتطلب عليكَ أن تحزم فرشاة أسنانكَ و تعدَّ نفسك للعودةً إلى كوكب الأرض
    Önce Eşyalarını toplayıp eve gideceğiz. Open Subtitles أولاً ، تحزم اغراضك هنا وتعود إلى المنزل
    Farkındaysan bavulunu topluyorsun. Open Subtitles لكن, أأنت مدرك أنك تحزم حقائبك؟
    Zaten Eşyalarını topluyorsun Open Subtitles بما انك تحزم امتعتك على أي حال.
    - Bestelerini mi topluyorsun? Open Subtitles اذن هل تحزم موسيقاك
    Kendini rahatsız hissettiğin an, biri bağlılığını sınadığı an, küçük Tara çantasını toplar ve yola düşer. Open Subtitles لحظة أن شخص لا يشعرك بارتياح أو يختبر ولائك تحزم الصغيرة " تارا " حقائبها وتمسك الطريق
    Her şeyini toplamanı istiyorum tamam mı? Open Subtitles اريدك ان تحزم كل شيء اتفقنا؟
    Eşyalarını paketledin iyice sarhoş oldun ve bu konu hakkında düşünmeyi bıraktın. Open Subtitles إنّك تحزم أغراض المكان وتسكر ومن ثم تتوقف وتفكر حيال هذا.
    Eşyalarını toplamamış. Open Subtitles إنها لم تحزم الأغراض
    Yani Inez'in eşyalarımı toplamasını izleyeceksin. Open Subtitles أنت تقصد بأنك ستشاهد إينيز تحزم أغراضي
    Reno'ya gitmek için Eşyalarını topluyor. Open Subtitles انها تحزم امتعتها لتغادر الى رينو
    Jenna güya bunları toplayacaktı ama... Open Subtitles كان يفترض أنّ تحزم (جينا) كلّ هذهِالأغراض.. لكن..

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus