| Sizin başka bir okula daha başvurmanız için zamanınız olsun istedik ,her ihtimale karşı . | Open Subtitles | نريد أن نترك لكم وقت للتقديم لمدرسة أخرى، تحسباً |
| Biz de her ihtimale karşı plan yapmıştık. | Open Subtitles | يجب أن نفكّر في خطّة دفاعية تحسباً للأمور |
| Her ihtimale karşı, sana bir kaç uyku ilacı vereceğim. | Open Subtitles | سأعطيكِ بعض من الحبوب المنومة ، تحسباً فقط |
| Bilmiyorum. Ne olur ne olmaz diye odamı kimseye vermeyin. | Open Subtitles | لا أعلم, يمكن أن تبقي غرفتي تحسباً لهذه الحالة فحسب. |
| Almanların girmesi ihtimaline karşı her önemli binaya mayın döşendi. | Open Subtitles | كل مبنى رئيسى فى البلده تم تلغيمه تحسباً لنجاح الألمان فى أختراق دفاعات المدينه |
| Ve sonuç olarak bir kanser doktoru olarak kızımın artriti için deneysel tedavileri takip ediyordum, bunlara ihtiyacı olursa diye. | TED | وبالتالي، كنت أُتابع بصفتي طبيب سرطان، العلاجات التجريبية لإلتهاب المفاصل لابنتي، تحسباً إن احتاجت إليهم. |
| Daima bir takım polaroid resim çekerim, tedbir için. | Open Subtitles | دائماً أقوم بأخذ مجموعة من الصور ، تحسباً |
| Baban senin aniden gelme ihtimaline karşın... - ikinci bir video hazırlatmış. | Open Subtitles | حضّر والدك شريطاً ثانياً تحسباً لمجيئك فجأة |
| Her ihtimale karşı saklamamı söyledi. | Open Subtitles | و أخبرتني أن أحتفظ بها تحسباً لحدوث أي شيء. |
| Her ihtimale karşı en sevdiğim pembe saten iç donumu giydim. | Open Subtitles | ارتدي زوجاً من سراويلي الوردية المصنوعة من الساتان المفضلة ، تحسباً فقط |
| Bir daha olursa diye her ihtimale karşı telefonuma plaka numarasını kaydetmiştim ama bir daha olmadı. | Open Subtitles | ارقام اللوحة في هاتفي تحسباً اذا تتبعتني مجدداً , لكن لم يحدث ذلك |
| Her ihtimale karşı dışarı bir devriye aracı yollayacağım. | Open Subtitles | ولذا سأترك سيارة دورية متوقفة أمام منزلك تحسباً للأمر. |
| Her ihtimale karşı dışarı bir devriye aracı yollayacağım. | Open Subtitles | ولذا سأترك سيارة دورية متوقفة أمام منزلك تحسباً للأمر. |
| Belki de her ihtimale karşı aspirinin yerini göstermeliydim. | Open Subtitles | ربما يجب أن أريها فقط مكان الأسبرين القابل للمضغ تحسباً لأي طارئ |
| Ne olur ne olmaz sonra arkamdan bir iş çevirmeye kalkmayın diye | Open Subtitles | تحسباً إن كنتما تنويان القيام بأي ترتيبات وراء ظهري. |
| Tamam, ben Ne olur ne olmaz bir bardakda elma suyu alacağım. | Open Subtitles | كأس من عصير التفاح تحسباً فقط مدى سوء الأمر؟ |
| Suudi bir adamın gelmesi ihtimaline karşı yemek takımı alıp iç çamaşırım ile doldurmalıyım. | Open Subtitles | سأذهب لوضع كلسوني فوق سخانة تحسباً لقدوم أيّ سعودي |
| Öyleyse maviyi de alıyorum. Topuğun kırılma ihtimaline karşı. | Open Subtitles | اذن اريدُ واحداً اخر باللون الازرق تحسباً لانكسار الكعب |
| Eğer elimle ilgili herhangi acil bir şey olursa diye ev telefonunu alsam nasıl olur acaba. | Open Subtitles | أود الحصول على رقم هاتف بيتك الثابت تحسباً لأيّ طارئ أو ليدي. من يعلم الغيب؟ |
| tedbir olarak protokolü değiştiririz. | Open Subtitles | نوّعنا الأساليب المعتادة، تحسباً لأي جديد |
| Evet, o kamera hep açık oluyor, Ne olur ne olmaz diye. | Open Subtitles | نعم،هو يضع الكاميرا في وضع التشغيل دائماً تحسباً لأي طارئ |
| İşlerin plâna uygun bir biçimde gitmeme ihtimaline karşın bunları söylemek istedim. | Open Subtitles | أريدك أن تعلم هذا فقط تحسباً بأن لا تجري الأمور كما هو مخطط لها |