| Ve insanların, yüksek frekanslı beyin dalgalarına uyumlandıkları zaman birbirleriyle telepatik olarak iletişim kurabileceğine inanıyordu. | Open Subtitles | وآمن بأن البشر يستطيعون التواصل بشكل تخاطري عندما يكون هناك ارتباط في تردد الادمغه |
| Düşük düzeyde telepatik bir alan onları birbirine bağlıyor. | Open Subtitles | هناك حقل تخاطري قصير المدى يربطهم ببعضهم |
| Tabii olur, evet. Merhaba! telepatik çeviri cihazı bu. | Open Subtitles | آه صحيح، نعم، جيد، مرحبًا هذا مُترجم تخاطري |
| Hayır Bayan Melly, riske etmemelisiniz. | Open Subtitles | لا يا سيدة مللي، لا يجب أن تخاطري فهذا أمر خطير للغاية |
| Toplum içinde riske girmeyi nasıl göze alacaksın...? | Open Subtitles | كيف يمكنك أن تخاطري بالخروج في مكان عام مع .. ؟ |
| On dolar, iki kredi karti, bir firça... ve bir ruj için hayatini tehlikeye atmaya deger mi? | Open Subtitles | هل يستحق أن تخاطري لأجل بحياتك عشرة دولارات وبطاقتين للائتمان فرشاة للشعر وأحمر للشفاه؟ |
| Hayat kurtarmak istiyorsan bazen risk almak gerekir. | Open Subtitles | أحياناً عليكِ أن تخاطري من أجل انقاذ روح |
| Bütün ekiple telepatik bağlantı kurmanı istiyorum, hemen. | Open Subtitles | احتاج اتصال تخاطري مع كامل الفريق , الآن |
| Bir gezegene geliyorsun, ne yapabileceğini öğrenmek için telepatik bir alan kuruyorsun, öğrendikten sonra da, ne yapıyorsun? | Open Subtitles | لذا أنت انقلبت على الكوكب، ولدت حقل تخاطري لمعرفة ما تستطيع، وعندما تَعلمت بما فيه الكفاية، ماذا تفعل؟ |
| Telekinetik olayların kime ait olduğunu ve nereden geldiğini veya telepatik dalgaların oluştuğu yerleri bulabiliriz. | Open Subtitles | نستطيع التعرف على وتحديد موقع أي فعل تخاطري أو تحريك عن بعد في أي مكان |
| Rüyanızda size telepatik yollarla tam bu saatte Roswell'e gelmenizi söyleyen badem gözlü uzun bir insan formu görmediniz mi? | Open Subtitles | لم يكن لديك حلم شكل الإنسان ممدود كبيرة بعيون اللوز تخاطري حث لك أن تأتي إلى روزويل في هذا الوقت المحدد؟ |
| Ya da TARDIS'in. Belki de ikisinin. Bir çeşit telepatik bağlantı var. | Open Subtitles | أو التاردس، أو كلاهما شيء ما، أو رابط تخاطري |
| Gaipten haber almayı yada telepatik kontağı da göz ardı etmezdim. | Open Subtitles | يُمكنُ أَنْ يَكُونَ ذاكرةَ جنسِ... خَزنَ في اللا الوعي الجماعي. أنا لا أَستثنى قراءةَ بخت أَو إتصال تخاطري أمّا. |
| M'Gann şimdiye kadar karşılaştığım en yüksek telepatik güçlere sahip. | Open Subtitles | لديها أقوى عقل تخاطري قد واجهته أبدا |
| Bir adamın işine karşılık bütün bir psikiyatrik program riske atılamaz. | Open Subtitles | إنها مخاطرة كبيرة بأن تخاطري بجناح الأمراض النفسية بأكمله مقابل وظيفة رجل واحد |
| Öyle ama her şeyi riske etmeye değer mi? | Open Subtitles | هو كذلك لكن هل يستحق بأن تخاطري بكل شيء؟ |
| - Bulmana sevindim ama duygusallık yüzünden hayatını riske atmaya değmez. | Open Subtitles | يسرّني أنّكِ وجدتها لكنّ قطعة حميمة لا تستحقّ أنْ تخاطري بحياتك لأجلها |
| Michael'in çektiği şey yüzünden - Will'i tehlikeye atabileceğini sanmıyorum. | Open Subtitles | لاأعتقد أنتِ يمكن أن تخاطري فية بوضع كوضع مايكل |
| Hayatını tehlikeye atmaya değmez. | Open Subtitles | إنها شيءٌ لا يستحقُ أن تخاطري بحياتكِ من أجله |
| Quinn'in sana karşı ne kozu var ki kendini tehlikeye atmaya bu kadar kararlısın? | Open Subtitles | ما الذي تعرفه كوين عنك ويجعلك مصممة أن تخاطري بنفسك؟ |
| Bazen düşünmeden risk almak gerekir. | Open Subtitles | أحيانا في حياتك، اوقات جميلة، يجب أن تخاطري |
| Hastane dışında, sokakta düşüp ölme riskini almaya hazır mısınız? | Open Subtitles | هل تريدين أن تخاطري بالموت خارج المستشفى ؟ |