| Travma yaşaman çok normal. utanılacak bir şey yok bu konuda. | Open Subtitles | من الطبيعي الشعور بالصدمة، وهو شيء لا يجب أن تخجل منه |
| Korku bir dövüşçünün en yakın arkadaşıdır. Bunda utanılacak birşey yok. | Open Subtitles | الخوف هو أفضل أصدقاء الملاكم هذا شئلا تخجل منه |
| Öyle de kalacak. Tamam, bunda utanılacak bir şey yok. Görevin icabıyla bunu yaptın. | Open Subtitles | هذا شىء لا يجب أن تخجل منه لقد فعلت هذا أثناء أدائك للخدمة |
| Katarakt. Senin yaşında biri için Utanacak bir şey değil. | Open Subtitles | إنّه تأثير المياه البيضاء التي على عينيكَ، ذلك ليس شيئاً تخجل منه في مثل عمركَ. |
| Katarakt. Senin yaşında biri için Utanacak bir şey değil. | Open Subtitles | إنّه تأثير المياه البيضاء التي على عينيكَ، ذلك ليس شيئاً تخجل منه في مثل عمركَ. |
| Ama benim gibi sağlıklı olmak utanç verici. | Open Subtitles | حسنًا ، أن تكون صحيحًا جدًا مثلي أيضًا شيئًا تخجل منه |
| Senin yaşındaki biri ereksiyon olamamaktan utanmamalı, Marv. | Open Subtitles | في سنّك ، ضعف الإنتصاب ، ليس "بشيء تخجل منه ، "مارف |
| 5000 dolar. Ortada utanmanı gerektirecek bir durum yok. | Open Subtitles | إنها خمسة آلاف ليس لديك ما تخجل منه |
| Bilmeni istiyoruz ki bu utanılacak bir şey değil. | Open Subtitles | نريدك أن تعلم بأن لاشيء يمكنك أن تخجل منه |
| Fakat bunda utanılacak bir şey yok. Fakirliğin kendine has sade bir onuru vardır. | Open Subtitles | ،لكن ليس هناك ما تخجل منه هناك شؤف بسيط في الفقر |
| Kontrol edememek utanılacak bir şey değil. | Open Subtitles | انت تعلم ، ان فقدان السيطرة ليس شيئ تخجل منه |
| Ailenin birlikte yaşamaması utanılacak bir şey değil. | Open Subtitles | :لا شيء تخجل منه . والديك لن يعيشا معا بعد الآن |
| Hey,6.sıra utanılacak bir şey değil. | Open Subtitles | يا صديقي, المركز السادس ليست شيئاً تخجل منه |
| Saklayacak, Utanacak bir şeyin yok. | Open Subtitles | ليس لديك ما تخفيه أو تخجل منه. أنت طيب... |
| Bak, Utanacak hiçbirşey yok. | Open Subtitles | انه ليس شيء تخجل منه |
| - Evet, Utanacak bir şeyim yok. | Open Subtitles | - نعم، ليس لدي أي شيء تخجل منه. |
| Evlat, Utanacak bir şeyin yok. | Open Subtitles | يـاأبني، لا شيء فيـك يجعلك تخجل منه . |
| Utanacak bir şey yok. | Open Subtitles | لا يوجد شيئ عليك أن تخجل منه |
| Belki de seni utanç duyduğu bir geçmişten korumaya çalışıyordu. | Open Subtitles | ربما كانت تريد ان تحميك من الماضى التى كانت تخجل منه. |
| utanç duyman gereken bir şey hakkında... nasıl böyle istekli olabiliyorsun? | Open Subtitles | كيف يمكنك أن تستهزئ بشيء... من المفترض أن تخجل منه |
| Senin yaşındaki biri ereksiyon olamamaktan utanmamalı, Marv. | Open Subtitles | في سنّك ، ضعف الإنتصاب ، ليس "بشيء تخجل منه ، "مارف |
| utanmanı gerektirecek hiçbir şey yapmadın. | Open Subtitles | أنتم لم تفعل شيئاً تخجل منه. |
| Direnmekten vaz geçmeni ve en çok utandığın şeyi bana göstermeni istiyorum. | Open Subtitles | أنا بحاجة لكم لوقف مقاومة وتبين لي ما كنت أكثر تخجل منه. |