| Kardeşimle 15 yıl boyunca beraberdin. 15 yılın arkasından onu terk ettin. | Open Subtitles | كنتِ على علاقة بأخى لـ15 عام لـ15 عام ، و تخليتِ عنه. |
| Onu terk ettin ve bulmaya çalışmadın. | Open Subtitles | لقد تركتِه في أحد الأزقة لقد تخليتِ عنه ولم تبذلي أدنى جهد لإيجاده لاحقاً |
| Beni terk ettin diye çok korkmuştum. | Open Subtitles | تعلمين , كنت بدأت أقلق من أن تكوني تخليتِ عني |
| Bana bakmak için uçmayı bıraktın ve ben bunu ne kadar çok sevdiğini biliyorum. | Open Subtitles | لقد تخليتِ عن الطيران لتعتني بي أعرف كم كنتِ تحبين الطيران |
| Bu işe ben de bulaştım ve sen beni yüzüstü bıraktın. | Open Subtitles | لقد تورطت فى الأمر وأنت تخليتِ عنى |
| Beni dadıyla birlikte olmakla suçladığın gün dürüstlükten vazgeçtin. | Open Subtitles | أنتِ تخليتِ عن الحقيقة عندما اتهمتني بأني أغازل المربية |
| Özel yapım, çok lüks, kıçını hatırlayabilen kenefinden vazgeçtin yani! | Open Subtitles | تخليتِ عن ملابسك الفاخرة التى تجمل مؤخرتك؟ |
| Biz yok edilirken halkını terk ettin. | Open Subtitles | لقد تخليتِ عن شعبكِ بينما كنا نتعرض للهلاك. |
| Sana en çok ihtiyacı olduğunda onu terk ettin. | Open Subtitles | عندما كانت في أمس الحاجة لكِ، تخليتِ عنها. |
| Buna inanamıyorum. Az önce beni terk ettin. | Open Subtitles | لا أصدق ذلك لقد تخليتِ عني |
| Tıpkı Halston'ın markasını J.C. Penney'e sattığı zamanki gibi sen de kaderini terk ettin. | Open Subtitles | أنتِ مثل (هالستون) حين باع (علامته التجارية لـ(جيه سي بيني لقد تخليتِ عن مصيركِ - كلا يا (ميرتل)، تمسكت به - |
| Bizi ve kendini ;terk ettin sandım. | Open Subtitles | تصورت انك تخليتِ عنا وعن نفسك |
| Sonra da sen beni terk ettin! | Open Subtitles | ثم أنتِ تخليتِ عني! |
| Onu terk ettin. | Open Subtitles | لقد تخليتِ عنه |
| Ama tüm bunları geride bıraktın sanıyordum. | Open Subtitles | لكني ظننت أنكِ تخليتِ عن هذا كله |
| Neden beni yalnız bıraktın? | Open Subtitles | لماذا تخليتِ عني؟ |
| Neden beni yalnız bıraktın, neden? | Open Subtitles | لماذا تخليتِ عني ، ها؟ |
| Neden bu iş için cinayet masasından vazgeçtin? | Open Subtitles | إذاً, لماذا تخليتِ عن مهمتك في جريمة القتل هذه؟ |
| Evine dönebilmek için büyük şehirden vazgeçtin. | Open Subtitles | تخليتِ عن المدينة الكبيرة للعودة إلى المنزل. |
| Bu ofisten içeri girdiğin anda mahremiyet haklarından vazgeçtin. | Open Subtitles | لقد تخليتِ عن حقوق خصوصيتك حين دخلت هذا المكتب. |