| Eğer plânımızdan vazgeçersek yine de eşim ve oğlumdan olacağım. | Open Subtitles | إن تخلينا عن خطتنا الآن لا زلت سأفقد زوجتي وابني |
| Eğer şimdi vazgeçersek, bu işi de bırakmak demektir. Ve ben bunu yapamam. | Open Subtitles | أذا تخلينا عن الأمر,ومن الأفضل أن نفعل أنا لا أستطيع فعل ذلك |
| Eğer şimdi vazgeçersek veya kin tutarsak, alay konusu oluruz. | Open Subtitles | إن تخلينا عن عدائنا الآن سنتعرض لسخريتهم |
| Her şeyi bir yana bıraktık, gece gündüz demeden gözlem direktörlerine göndermek için teklif edilen en iyi sözcükleri tasarlamaya çalışıyorduk. | TED | لقد تخلينا عن كل شيء، وعملنا على مدار الساعة، محاولين صياغة مقترحاتنا بإتقان لإرسالها لمديري المرصد الفلكي. |
| Bu 39 adamı kendi hallerine bıraktık. Yüzlerini şeytan görsün. | Open Subtitles | لقد تخلينا عن هؤلاء الـ39 الذين يستحوذهم الشيطان |
| İnsani değerler deneniyor, sorgulanıyor ve çoğu zaman görmezden geliniyor. Fakat en önemlisi, adaleti aramayı bıraktık. | TED | حيث تُختبر المبادئ الانسانية، وتتعرض للتشكيك، ثم غالبا ما يتم تجاهلها، ولكن، لعل الأمر الاكثر أهمية هو أننا، تخلينا عن السعي لتحقيق العدالة. |
| Savunma İstihbaratı Teşkilatı'ndan Robert Koepp gelene kadar standart test prosedürlerimizi uygulamayı bırakmıştık. | Open Subtitles | وفي نفس وقت وصول رجل الأستخبارات روبرت كيف كنا قد تخلينا عن إجراء الإختبارات التقليدية |
| Çirkin bir kızımız olduğu için her şeyi bırakmıştık. | Open Subtitles | انه صحيح جيسكا لقد تخلينا عن كل شيء |
| Çocuklarından vazgeçersek, o insanlar da umut etmekten vazgeçer. | Open Subtitles | إن تخلينا عن هؤلاء الأطفال سيفقد هؤلاء الأشخاص الأمل أيضاً |
| Anonimlikten vazgeçersek ihanet etmiş gibi görünürüz. | Open Subtitles | إن تخلينا عن السرية، سيظهر ذلك كأنه خيانة. |
| Ön ödemeli telefon saçmalığından vazgeçersek, gerçek adımı kullanırım şu anda alabileceğim üç adam var. | Open Subtitles | إذا تخلينا عن تلك الهواتف مسبوقة الدفع سأستعمل إسمي الحقيقي |
| - Lisa'ya diş teli gerek. Eğer diş sigortasından vazgeçersek... | Open Subtitles | لو تخلينا عن تأميننا لصحة الأسنان فسيجب عليّ دفع تكاليف تقويم أسنان (ليسا) |
| Söylemiştim. Silahlarımızı bıraktık. | Open Subtitles | قلتُ لكَ, إننا تخلينا عن أسلحتنا |
| Artık nazik olmayı bıraktık. | Open Subtitles | لقد تخلينا عن لطفنا |
| Senin için her şeyi bıraktık. | Open Subtitles | لقد تخلينا عن كل شيء من اجلك. |
| Ben uyurken Van Der Hoff olayının peşini mi bıraktık? | Open Subtitles | هل تخلينا عن قضية(فان دير هوف)عندما كنتُ نائمة؟ |
| Biz de odaları zombilere bıraktık. | Open Subtitles | تخلينا عن غرف إلى الكسالى. |
| Michelle Obama işin içine girdiğinden beri piramidi bırakmıştık, efendim. | Open Subtitles | سيدي , لقد تخلينا عن الهرم حينما تدخلت (ميشيل أوباما) |