| resim yapmak için her oturuşunda içindeki korkuyu resmetmediğin sürece yalan söylüyorsun. | Open Subtitles | في كل مرة تجلسين لترسمي و لا ترسمي الخوف و الألم الذي في داخلك فأنت تكذبين |
| Bu resim yapman yada şiir yazman gibi değil. | Open Subtitles | ولكنك لم ترسمي الصورة أو تكتبي القصيدة. |
| Birbirlerinin üstüne işeyen insanlar çizmek zorunda değilsin. | Open Subtitles | لأيجـب عليك ان ترسمي اي شخص يتبول على اي شخص |
| Bir oyun çizmek mi istiyorsun yoksa oyun oynamak istiyor musun? | Open Subtitles | هل تريدين أن ترسمي أم تلعبي لعبة? |
| Yani, gördüğün rüya ne olursa oldun, hiçbir şey çizme kağıda yazma, ya da kimseye anlatma. | Open Subtitles | -أقصد بأنّه أياً كان ما تحلمين به لا ترسمي شيئاً أو تدوّني شيئاً على ورق أو تكلّمي أحداً |
| Ve ailemi çizme. | Open Subtitles | و لا ترسمي على صورة والديَ. |
| Kırmızının ve yeşilin odanın neresinde olduğunu çizebilir misin? | Open Subtitles | هل يمكنك أن ترسمي أين كان الأحمر والأخضر في الغرفة ؟ |
| Kimse bir şey anlamıyor! Önce büyük sonra da küçük bir ayakkabı çizdin, kimse bilemedi. Başka bir şey çizmelisin. | Open Subtitles | اللعنة إنه لا يبدو حذاء لقد رسمت حذاء كبيراً ثم حذاء صغيراً و لم يفهمه أحد عليك أن ترسمي شيئاً مختلفاً |
| -Tamam dahi niye sen onuru çizmiyorsun? | Open Subtitles | حسناً أيتها العبقرية، لمَ لا ترسمي الوقار؟ |
| Hey, neden bana bir iyilik yapmıyorsun ve bir parça tebeşir alıp, babana yere bir resim çizmiyorsun? | Open Subtitles | لماذا لا تسدين لي معروفاً و تنتزعين قطعة طباشير و ترسمي لـ"بابا" صورة على الأرض حسناً؟ |
| Hey, neden bana bir iyilik yapmıyorsun ve bir parça tebeşir alıp, babana yere bir resim çizmiyorsun? | Open Subtitles | لماذا لا تسدين لي معروفاً و تنتزعين قطعة طباشير و ترسمي لـ"بابا" صورة على الأرض حسناً؟ |
| Eskiden resim yapardın. | Open Subtitles | لقد أعتدتِ أن ترسمي. |
| Çocuk kitaplarına resim çizdiğini söyledi. | Open Subtitles | قالت أنكِ ترسمي كتباً للأطفال |
| Bence en bariz cevap, üzerine Sean'ın yüzünü çizmek ve gelince, onu özlediğin için çıktığını söylemek. | Open Subtitles | الجواب واضح وهو أن ترسمي وجه (شون) عليها وتخبريه أنك جعلتيها تنمو هكذا لأنك اشتقتي إليه |
| Yazıp çizmek için daha erken. | Open Subtitles | ممكن أنك ترسمي النتائج باكراً |
| Sınır çizme. | Open Subtitles | لا ترسمي لـي حداً |
| Onun yüzüne bıyık çizme. Ondan hoşlanıyoruz. | Open Subtitles | لا ترسمي شارب عليها نحن نحبها |
| Bu yeri o kadar iyi biliyorsan bize bir harita çizebilir misin? | Open Subtitles | أتعرفين هذا المكان جيداً, حتى ترسمي لنا خريطة؟ |
| Benimde çürük yüzümün resmini çizebilir misin? | Open Subtitles | أيمكنكِ أن ترسمي صورة لوجهي و هو متعفن؟ |
| Tekrar çizmelisin | Open Subtitles | يجب أن ترسمي ثانية |