| İşte bu yüzden, hâlâ başkasına aşık olan biriyle yeni bir hayata başlamaktan çok daha fazlasını hak ediyorsun. | Open Subtitles | لذلك أعلم بأنك تستحق أكثر من أن تستقر مع شخص لازال يحب شخص اخر |
| Annemi aldattığın için daha fazlasını hak ediyorsun. | Open Subtitles | أنت تستحق أكثر من هذا بكثير لخيانتك أمي |
| Bir gün benim yerime koyduğun her şeyden daha değerli olduğumu kanıtlayacağım. | Open Subtitles | مرة واحدة عليك أن تثبت أنك تستحق أكثر من أي شخص ... |
| Bana hayatımı verdiniz ama bu hayatımdan daha değerli. | Open Subtitles | لقدوهبتنيحياتيولكنهذه.. هذه تستحق أكثر من حياتي. |
| Ve bence senin şirketin bundan çok daha fazlasını hak ediyor. | Open Subtitles | ويبدو لي أن شركتك تستحق أكثر من غيرها |
| Sana bunu söylemek içimi acıtıyor ama sen gerçekleri seversin, o yüzden işte sana gerçek hayatının şu aşamasında ona verebileceğinden daha fazlasını hak ediyor. Beni önemsiyorsun sanmıştım. | Open Subtitles | يؤلمني إخبارك هذا،لكنك تحب الحقائق، :لذا ها هي ذا إنها تستحق أكثر مما أنت قادر على إعطائها في هذه المرحلة من حياتها إعتقدتك تهتم لأمري |
| Hangisinin daha çok hak ettiğine karar vererek mi? | Open Subtitles | محاولة معرفة من منهم تستحق أكثر |
| ...bence yaşadıklarından daha fazlasını hak ediyorsun. | Open Subtitles | أعتقد أنّك تستحق أكثر من ما مررت به. |
| Buna kendin son verebilirsin. Bence daha fazlasını hak ediyorsun. | Open Subtitles | لديك شخصية قوية أعتقد بأنك تستحق أكثر |
| Açık ilişkiden daha fazlasını hak ediyorsun. | Open Subtitles | تستحق أكثر من علاقة مفتوحة |
| Bir oyuncaktan daha fazlasını hak ediyorsun. | Open Subtitles | تستحق أكثر من الدمية |
| Bundan daha fazlasını hak ediyorsun, Mikey. | Open Subtitles | انت تستحق أكثر من ذلك، مايكي |
| Bundan daha fazlasını hak ediyorsun. | Open Subtitles | و أنت تستحق أكثر من ذلك. |
| Hayatından daha değerli şeyler var. Sen de bunun farkındasın. | Open Subtitles | ثمة أشياء تستحق أكثر من حياتك وأنت تعي ذلك |
| Çok daha değerli olmalı. | Open Subtitles | لا بد و أنها تستحق أكثر مما دفع لي |
| Bu sözler altından daha değerli. | Open Subtitles | هذه الكلمات تستحق أكثر من الذهب. |
| Tek gecelik ilişkiden fazlasını hak ediyor. | Open Subtitles | إنها تستحق أكثر من موقف ليلة واحدة. |
| Bundan çok daha fazlasını hak ediyor. | Open Subtitles | هي تستحق أكثر من ذلك |
| Caroline 28 yaşında, annesini çok erken kaybedecek, bu yüzden 200.000 dolardan fazlasını hak ediyor. | Open Subtitles | كارولين) تستحق) أكثر من 200،000 دولار لتفقد والدتها,في 28 من عمرها, مبكر جداً |
| Bunu daha çok hak eden birine vermen gerekir. | Open Subtitles | عليك أن تهديه لواحدة تستحق أكثر. |