| Her yandan kuşatıldın. Tek şansın, Teslim olmak. | Open Subtitles | هم عندهم تغطية مِن كل زاوية فرصتك الوحيدة أَن تسلم نفسك |
| Kendin Teslim ol Holman. Geldiğin günden beri uğursuzluk getirdin. | Open Subtitles | يجب أن تسلم نفسك يا هولمان لقد كنت جوناه منذ اليوم الذي جئت فيه على السطح |
| Holman, eğer Teslim olmaya kalkarsan... | Open Subtitles | يا هولمان.لو أنك بذلك أي مجهود كي تسلم نفسك.. |
| Açıklayabileceğinden ya da açıklayamayacağından eminim ama Teslim olmak zorundasın. | Open Subtitles | أنا متأكد أن يمكنك أن تشرح أو لايمكنك أن تشرح , لكن يجب أن تسلم نفسك |
| Hemen Teslim olursan dikkate alırlar. Olmazsan daha kötüleşir. | Open Subtitles | إذا سلمت نفسك سوف يأخذون ذلك بعين الإعتبار وإذا لم تسلم نفسك سوف تزيد الأمور سوءاً |
| Sorumluluğunu kabul etmelisin. Teslim olmalısın. | Open Subtitles | يجب أن تتحمل المسئولية، يجب أن تسلم نفسك. |
| Teslim olup, birkaç yılını hapiste geçirirsin. | Open Subtitles | يمكنك أن تسلم نفسك وتقضي بضعه سنوات بالسجن |
| Teslim ol ve yaptıklarının kefaretini öde ve elinden geldiğince mücadelene devam et. | Open Subtitles | اذن تسلم نفسك وتخبرهم بما فعلت وتجعل المقاومة تستمر مهما صغرت |
| Fırsatın varken Teslim olmalıydın. Of. | Open Subtitles | كان بإمكانك أن تسلم نفسك عندما سنحت لك الفرصة |
| - Gerçek şu ki, her şey buna ölüler zinciri de dahil, Teslim olmadığın için oldu. | Open Subtitles | في الواقع كل هذا السحب متضمن لأنك لم تسلم نفسك |
| Teslim olmanı, işlediğin cinayetleri, aldığın haraçları engellediğin işleri ve yaptığın diğer kötü şeyleri itiraf etmeni istiyorum. | Open Subtitles | أريد أن تسلم نفسك وتعترف بجريمة وإبتزاز وإعاقة عدالة ومهما فعلت فقط ؟ |
| Bütün yaptıkların için Teslim olursan beraber yaptıklarımız için beni de Teslim etmiş olursun. | Open Subtitles | تسلم نفسك لما إقترفته إذا أنت تقومي بتسليمي لما إقترفناه معاً |
| Kendin Teslim olursan belki üç yıl yersin, kızını da dışarıda tutarsın. | Open Subtitles | تسلم نفسك وربما تسجن لـ3 سنوات وتبقيها خارج السجن |
| Kendini Teslim etmediğin için mutlu oldum, hayatım. | Open Subtitles | أنا سعيدة للغاية لم تسلم نفسك يا حبيبتي. |
| - İş kontrolden çıktı. Teslim olmalısın. | Open Subtitles | - هذا الأمر خارج عن السيطرة يجب أن تسلم نفسك |
| Arkadaşın ve yasal danışmanın olarak sana Teslim olmayı öneriyorum. | Open Subtitles | أنصحك، كصديق ومحام أن تسلم نفسك |
| Bence Teslim olmalısın. | Open Subtitles | انا مازلت اعتقد انه يجب ان تسلم نفسك |
| Belki de Teslim olup hikayeyi kendi açından anlatmalısın. | Open Subtitles | ربما يجب ان تسلم نفسك و اخبرهم بقصتك |
| Ve sen de polislere Teslim olmalısın. | Open Subtitles | وانت, يجب ان تسلم نفسك الى الشرطة |
| Sonra kendini federal yetkililere Teslim et. | Open Subtitles | و أن تسلم نفسك الى السلطات الفيدرالية |
| İlk atış, seni ararlar. İkinci atış, kendini ele verirsin. | Open Subtitles | طلقة واحدة، سيبحثون عنك طلقة ثانية، أنت تسلم نفسك |