| İyi niyet göstergesi olarak İsrailli olmayan... tüm rehineler serbest bırakılacaktır. | Open Subtitles | لذا، تعبيراً عن حسن النية سيتم إطلاق سراح الغير إسرائيليين |
| Bu, sadece minnettarlığımın bir göstergesi olarak Naruto'ya verdiğim basit bir hediye. | Open Subtitles | إنها هديّة بسيطة لناروتو، تعبيراً عن امتناني لك |
| Bütün yaradılış zaten Tanrı'nın aklındaki dengelerin bir ifadesi değil miydi? | Open Subtitles | ألم تكن عملية الخلق كلها تعبيراً عن التناغم فى عقل الإله نفسه ؟ |
| Gerçekten dokunaklı bir sevgi ifadesi olduğunu düşünmüştü. | Open Subtitles | إعتقد حقاً بأنه كان تعبيراً مؤثر من الحب |
| Tek kelime etmeden al. Bu bizim sevgimiz. | Open Subtitles | خذها دون نقاش هذا تعبيراً عن حبنا لك |
| Az önce yeni bir terim uydurdum ve bence akıllıcaydı. | Open Subtitles | و أنا نحتت تعبيراً جداً لتوي و أعتقد أنه ذكي |
| 1999'da soluma yoluyla olan ölümleri tanımlamak için kullanılan bir terimdi bu. | Open Subtitles | في الواقع, في 1999 ذلك كان تعبيراً عرضياً استخدم لوصف نوع الموت نتيجة استنشاق دخان الحريق, |
| - Suratını astın. | Open Subtitles | ـ هذه الملامح، كان هناك تعبيراً على وجهك الآن |
| Bu içindeki kinin dışa vurumu olabilir mi, Dok? | Open Subtitles | هل يمكن أن يكون هذا تعبيراً عن العدوانية؟ |
| Teklifi iyi niyet göstergesi olabilir. | Open Subtitles | من المحتمل أن عرضه كان تعبيراً عن حسن نيته |
| İyi niyet göstergesi olarak 100 bin doları kullandık bile. | Open Subtitles | لقد صرفت لأجل هذه الغاية مئة ألف دولار تعبيراً عن حسن نواياي |
| Apayrı bir duygunun gönülsüz göstergesi olabilir. | Open Subtitles | قد تكون تعبيراً لا إرادياً لشعور منفصل |
| Sonsuz sevgisi ve bağlılığının bir göstergesi olarak. | Open Subtitles | تعبيراً عن حبهُ الأبدي وأخلاصهُ |
| - Hanım efendi, tıpkı değim gibi daha önce böyle bir yüz ifadesi görmemiştim. | Open Subtitles | يا آنسة ، مثلما قلتُ لم أرى أبداً تعبيراً كهذا |
| Bu yüzden ramenin saf sevginin bir ifadesi olmalıdır. | Open Subtitles | لهذا يجب أن يكون الرامن تعبيراً عن الحب الصافي |
| İttifakın güçlü bir ifadesi olur. | Open Subtitles | . سيكون الأمر تعبيراً جيداً للوحدة |
| "Çığır açan" yerine daha iyi bir kelime biliyor musun? | Open Subtitles | -ألديك تعبيراً آخر لعبارة محطم كل القواعد ؟ |
| Ona neden gittiğimizi biliyorum. "Çığır açan" ile eş anlamlı bir kelime biliyor musun diyorum. | Open Subtitles | أعلم بأني لم أذهب لزيارته فقط (مارغو) أنا فقط سألت إذا كان لديك تعبيراً آخر لكلمة محطم للقواعد |
| Bence büyük burada yanlış bir kelime. | Open Subtitles | "حاسمة" يبدو تعبيراً ليس في محلّه |
| Belki bu biraz bonkör bir terim olacak ama bizim bir açık ilişkimiz var. | Open Subtitles | ربما ذلك كان تعبيراً كبيراً علاقتنا مفتوحه |
| Kudretli ve unutulmaz bir imajdı, ve bir kaç ay içinde dilimize yeni bir terim girdi: | Open Subtitles | لقد كان تعبيراً وتصوراً قوياً وخلال شهور .. فقد دخل مصطلح جديد الى اللغة |
| Natalie, Sean'ın ilişki yaşamadan seksüel ilişkiye girebileceğin kızlar için uydurduğu bir terimdi. | Open Subtitles | ناتالى) كان تعبيراً ابتكره (شون) لأى لقاء جنسى عابر) يحدث مع فتاة لم تكن على علاقة بها من قبل |
| Suratını astın. Aynı böyle. | Open Subtitles | لقد فعلتي لقد أصدرتي تعبيراً كهذا |
| Suratını astın. | Open Subtitles | لقد أصدرتي تعبيراً |
| Rüyalar, bilinçaltımızın dışa vurumu olabilir. | Open Subtitles | -قد تكون الأحلام تعبيراً عن لاوعينا |