| Sizi burada gördüğüme şaşırdım. Yarışmayı kazanan okulun kapanmak... -üzere olduğunu biliyorsunuz. | Open Subtitles | تفاجأت برؤيتكم هنا ، تدركون بالتأكيد أن المدرسة الفائزة هي التي ستقفلونها |
| Bir kişi daha için zamanımız var ve söylemeliyim ki ... bu ödevi okuduğumda içeriği hakkında epey şaşırdım. | Open Subtitles | أعتقد إنه لدينا مزيد من الوقت لسماع شخص آخر يجب عليّ القول بأنني تفاجأت قليلاً عندما قرأت هذه الورقة |
| Ama moda endüstrisini ikinci sırada görünce gerçekten şaşırdım. | TED | لكنني تفاجأت عندما عرفت أن صناعة الأزياء تحتل المرتبة الثانية. |
| -Yaşadığını duyunca Şaşırdın Brauer. | Open Subtitles | أشعر انك تفاجأت لأنها على قيد الحياة براور |
| Ve bir gün tutucu kesimin benim Facebook yayınından yok olduğunu farkedince şaşırmıştım. | TED | وهكذا تفاجأت حين لاحظت في أحد الأيام أن المحافظين قد اختفوا من تغذيتي الإخبارية على الفيسبوك. |
| Beni gördüğüne şaşırmış gibi görünüyorsun. Belki biraz. | Open Subtitles | ـ يبدو عليك أنك تفاجأت بوجودي ـ بعض الشيء |
| Aslında bayağı şaşırdım, çünkü ikimiz de gizlilk ve güvenlik sektöründe çalışıyoruz. | TED | حقيقةً، تفاجأت نوعاً ما، لأنّ كلينا يعمل في مجال الخصوصيّة والأمن. |
| Onunla konuşurken aniden kaybolunca şaşırdım. | Open Subtitles | لقد تفاجأت بأنها اختفت بينما كنت اتكلم معها |
| Bittrich'in panzer bölüklerini burada bulduğuma şaşırdım, Efendim. | Open Subtitles | لقد تفاجأت أن أجد المدرعات البريطانية هنا |
| Kendi sorumluluğunu alma cesaretinin olmasına şaşırdım! | Open Subtitles | لقد تفاجأت انك تملك الشجاعة لتأخذ المسئولية بنفسك |
| Aç olmalısınız. Sizi gördüğüme şaşırdım. | Open Subtitles | أنتما جائعان حتماً تفاجأت فعلاً لرؤيتكما هنا. |
| Gelecek Postası'nın saldırılarla ilgili bir şey yazmamasına şaşırdım. | Open Subtitles | تعرفان، تفاجأت لأن صحيفة المتنبئ اليومية لم تورد تقريرا عن هذه الإعتداءات كلها |
| Benimle yemek yemeğe karar verdiğine şaşırdım. | Open Subtitles | تفاجأت لأنّك وافقت على تناول الغداء معي. |
| Ama seni, onun kirli işlerini yaparken bulmama çok şaşırdım. Asla, seni incitecek birşey yapmadım, Wayne. | Open Subtitles | لكننى تفاجأت جداً أن أجدك أنت تقوم بأعماله القذرة |
| Geleceği zaten biliyorsan, seni terk etmeme neden Şaşırdın? | Open Subtitles | إن كنت تعرف المستقبل بالفعل، لمَ تفاجأت حين هجرتك؟ |
| Neden bu kadar Şaşırdın, aşkım? | Open Subtitles | لم تفاجأت إلى هذة الدرجة ، يا حبى؟ |
| -İstersen kaçabilirsin -Babanın bana yaptığını duyunca Şaşırdın mı? | Open Subtitles | لقد تفاجأت مما فعل أبوك بي ؟ |
| Ve belkide safça global yaşam türlerinin yaşam uzunluğuyla ilgilenen bir bilim dalının dahi bulunmamasına şaşırmıştım. | TED | و ربما بسذاجة تفاجأت بعدم وجود قسم في العلوم يتعامل مع هذه فكرة طول العمر لدى المخلوقات الموجودة حول العالم |
| Kuzeninin süper güçleri olduğunu öğrendiğine çok şaşırmış görünüyorsun. | Open Subtitles | لا بدّ من أنك تفاجأت كثيراً بابنة عمك كبطلة خارقة |
| Keşke şaşırdığımı söyleyebilseydim, ama o tam da böyle biri. | Open Subtitles | , كنت أتمنى القول أننى قد تفاجأت لكنها كما هي |
| Ekonomi bu hâldeyken iş bulmak sürpriz oldu. | Open Subtitles | تفاجأت أن أجد فرصه في هذا الوضع الاقتصادي |
| Ama Etiyopya'nın bir bölgesinde ebeveynlerin yeni bebeklerine isim seçmeyi bir ay veya daha fazla ertelediklerini öğrenmek beni oldukça şaşırttı. | TED | ولقد تفاجأت حين علمت أن في منطقة ما في أثيوبيا يؤخر الآباء اختيار أسماء لمواليدهم لمدة شهر أو أكثر |
| Hem cesedi gördüğünde çok şaşırdı demiştin. | Open Subtitles | قلت أنها تفاجأت من رؤية الجثة عندما أتت هنا |
| Sanırım beni yeniden gördüğünüze şaşırdınız. | Open Subtitles | أعتقد أنك قد تفاجأت لعودتى |
| Öpüştüğünüzü gördüğümde şaşırmadım desem yalan olur. | Open Subtitles | لا أقول بأنّني تفاجأت قليلا عندما رأيتكم تقبلون بعضكم |
| Hayır hayır bu iyi. Ben sadece biraz hazırlıksız yakalandım. | Open Subtitles | لا، لا، لا عليك لكنني تفاجأت فقط |
| Doğum günümü biliyor olman yeterince süpriz oldu benim için. | Open Subtitles | حسناً, لقد تفاجأت كونك تعلم أنّ اليوم هو عيد ميلادي |
| Ben de Cristy'den numarami istediginde biraz sasirdim. | Open Subtitles | لقد تفاجأت أنك طلبت رقمي من كريستي |