| - Neden onu paylaşamıyoruz? - Çünkü bu işe yaramaz. Ne zaman benim arkadaşlarımdan birisiyle alakadar olsan mahvediyorsun. | Open Subtitles | لا هذا لن ينجح لانه فى كل مرة تصادقين احد اصدقائى تفسدين الامر |
| Önce düğünü mahvediyorsun, sonra limuzini çalıyorsun ve alkollü araba kullanıyorsun. | Open Subtitles | أولاًَ ، تفسدين الحفل ، تسرقين سيارة الزفاف و تقودين و أنت ثملة ؟ |
| Gazeteyi ver. Her şeyi berbat ediyorsun. Ya izliyorsa? | Open Subtitles | انت الان تفسدين كل شئ الان, ماذا لو كان يراقبنا ؟ |
| Olayın büğüsünü bozuyorsun Marcy. | Open Subtitles | فوق الخزان في باكويما لكن تلك كانت عملية انها تصبح -انت تفسدين السحر,مارسي |
| Benim dansıma bile gelmemeni dilerdim çünkü, her şeyi mahvedersin. | Open Subtitles | تعلمين , إنني حقا لا أريدك حتى أن تذهبي معي للكيتليون لأنك تفسدين كل شيء فحسب |
| Geçirdiğim her Noel'i mahvettin ve bunu da mahvetmene izin vermeyeceğim. | Open Subtitles | أنت أفسدتي كل عيد ميلاد مر علي وأنا لن أجعلك تفسدين هذا علي أيضا |
| Okula git artık. Hastalık günümü mahvedeceksin. | Open Subtitles | فلتذهبي إلى المدرسة أنتِ تفسدين يوم عطلتي |
| Bunu mahvediyorsun ve ben bunu istemiyorum. | Open Subtitles | أنتِ تفسدين هذه الفرصة بالنسبة لي ولا أريد أن أفعل هذا ما الذي يعنيه هذا إذن ؟ |
| Garip felsefik gevezeliklerle mükemmel günümüzü mahvediyorsun. | Open Subtitles | أوَتعلمين، أنتِ تفسدين يومنا المثالي مع رجلكِ الغريب ذو الثرثرة الفلسفيّة |
| Şu saçma filozofik lakırdılarınla günümüzü mahvediyorsun. | Open Subtitles | أوَتعلمين، أنتِ تفسدين يومنا المثالي مع رجلكِ الغريب ذو الثرثرة الفلسفيّة |
| Artık eğlence için iyi adamları mahvediyorsun. | Open Subtitles | الأن أن فقط تفسدين الشبان الرائعين للمتعه |
| Günaydın..mutlu yıllar bana..yanlış anlama ama Jenn doğumgünümü mahvediyorsun | Open Subtitles | صباح الخير كل عام و أنا بخير لا أريد أن أجعل هذا يتعلق بنا جين و لكنك تفسدين عيد ميلادي ثانية |
| Hayatını defalarca nasıl berbat edebildiğini anlayamadım. | Open Subtitles | لم أستطع أن أفهم كيف تفسدين حياتكِ مراراً وتكراراً |
| Herşeyi berbat ediyorsun, anladın mı? | Open Subtitles | أنتِ تفسدين كُلَّ شيء، أتفهمين؟ |
| Benimkini de berbat etmene izin vereceğimi sanma. | Open Subtitles | لا تظني أنني سأتركك تفسدين زواجي |
| - Sessiz ol. Konsantrasyonumu bozuyorsun. | Open Subtitles | إن ها - كونى هادئة ، فأنتِ تفسدين تركيزى - |
| Bak, eğer bu bölümü kesersen, bu şeydeki tüm noktayı mahvedersin. | Open Subtitles | ،اسمعي، إذا مسحتِ الفقرة الغير مواتيه .سوف تفسدين أهمية هذا المقال تماماً |
| Bu anı mahvetmene izin vermiyeceğim, bütün hayatım boyunca Kocaayağı görmek için bekledim ben. | Open Subtitles | لن أدعك تفسدين هذه اللحظة، لقد انتظرت ! كامل حياتي لرؤية القدم الضخمة |
| Evet, ve bu şey her neyse... Sen bunu mahvedeceksin. | Open Subtitles | أجل ، وأيا يكن هذا ، فسوف تفسدين هذا على الجميع |
| İlişkimizi bitirmene izin vermeyeceğim ben bu bok deliğinde tıkılıyım diye, anladın mı? | Open Subtitles | لن أسمح لكِ تفسدين هذا بينما أنا عالق في هذه القذارة، هل تسمعينني؟ |
| Sakın hiçbir şeyi mahvetme. | Open Subtitles | لا تفسدين الأمر |
| - Montumu sen batırdın. | Open Subtitles | -أولاً، تفسدين سترتي . |
| Ne zaman bir şey yapmaya kalkışsam içine ediyorsun. | Open Subtitles | كلّما حاولت القيام بأمر تأتين و تفسدين كل شيء |
| Günü mahvetmek zorunda mısın? | Open Subtitles | هل من واجبك أن تفسدين هذا اليوم؟ |
| Sana bir şey söyledim ve neredeyse batırıyordun. | Open Subtitles | اخبرتك بشيء وكدت تفسدين كل شيء |
| Artık sabrım tükendi. Kızımı şımartıyorsun; beni suçluyorlar. | Open Subtitles | فأنتِ تفسدين ابنتي وانا من يلقى الملامة على ذلك |