| Bu sabit sürücü, bizi savaş başlığına götürecek olan bilgiyi içeriyor olabilir. | Open Subtitles | هذا الهارد ربما يحوي معلومات قد تقودنا إلى الصاروخ |
| Bu sabit sürücü, bizi savaş başlığına götürecek olan bilgiyi içeriyor olabilir. | Open Subtitles | هذا الهارد ربما يحتوي معلومات يمكنها أن تقودنا إلى الصاروخ |
| Hatıralara sahip olan da sensin, bizi annemize götürecek olan da. | Open Subtitles | وأنتِ التى لديها ذكريات وأنتِ التى قد تستطيع أن تقودنا إلى أُمْنـِـا |
| Bizi götürebilir misin? | Open Subtitles | على غرفة التحكم، هل يمكن أن تقودنا إلى هناك؟ |
| Bu bizi eski bir maden kuyusuna götürebilir ve bu da buradan çıkışımız olur. | Open Subtitles | ربما تقودنا إلى أحد المناجم وربما يكون ذلك هو طريقنا للخروج |
| Bizi Votan Kemerleri'ne ya da yerine götürecek bir işaret aradık. | Open Subtitles | بحث عن أيّ إشارة التي تقودنا إلى سفن Votan أو إتجاههم. |
| Bizi savaşa götürecek bu çeşit bir hareketi bağışlayamam. | Open Subtitles | لن أسمح بأفعال تقودنا إلى الحرب. |
| - Bizi mızrağa götürecek. | Open Subtitles | - وقالت انها سوف تقودنا إلى الرمح الثلاثى. |
| Üstelik Espinosa'nın yerine götürecek herhangi bir bilgi için ödül var. | Open Subtitles | وهنالك مكافأة على أيّ معلومة تقودنا إلى مكان (إيسبنوزا) |
| Neden Eva Braga'nın kemiklerinde bizi katile götürecek bir şey bulamasın? | Open Subtitles | لمَ لن يكون قادراً على إيجاد أدلة على عظام (إيفا براغا) التي يمكنها أن تقودنا إلى القاتل؟ |
| Dr. Brennan'ı da alıp bizi saklandığı deliğe götürecek bir kanıt var mı bakacağım. | Open Subtitles | سآخذ الد. (برينان) ونتحقق إن كنّا نستطيع إيجاد أيّة أدلة تقودنا إلى المكان الذي إنسل إليه. |
| Ve o bizi Hanna'ya götürecek. | Open Subtitles | و هي سوف تقودنا إلى هانا. |
| - Bizi doğruca adamımıza götürecek. | Open Subtitles | هو ستعمل تقودنا إلى رجلنا. |
| Markov'un bizi Gredenko'ya götürecek herhangi bir bilgisi varsa o bilgiyi almak, sıradaki bombayı durdurmak için tek şansımız olabilir. | Open Subtitles | على أى حال, فقد خلق فوضى دبلوماسية اذا كان لدى (ماركوف) معلومات ...(تقودنا إلى (جريدنكو فستكون إخراجها منه ...هى فرصتنا الوحيدة |
| Kim için çalışıyorsa bizi ona götürebilir. | Open Subtitles | يمكنها أن تقودنا إلى من تعمل لحسابه أيًا كان |
| Tamam, yani saat bizi bir objeye götürebilir. | Open Subtitles | حسنا إدن الساعة قد تقودنا إلى قطعة أثرية |
| Cinayette ki ayrıntılar ise bizi gerçek katile götürebilir. | Open Subtitles | مع تفاصيل الجريمة التي يُمكن أن تقودنا إلى القاتل الحقيقي. |
| Adamımız küçük balık ama bizi büyük balığa götürebilir. | Open Subtitles | رجلنا سمكة صغيرة لكن يمكن أن تقودنا إلى السمكة الكبيرة |
| Evet ama bunu yapan şeyi bulursak bizi katile götürebilir. | Open Subtitles | أجل، لكن إن وجدنا الأداة المُستعملة لإحداث هذا، فقد تقودنا إلى القاتل. |