| Sonra tekrar, kelime, yeterince karanlık tarafının bu gün alamıyorum edilir. | Open Subtitles | مرة ثانية الكلمة هي أنت لا تستطيع أن تكتفي من الجانب المظلم هذه الأيام |
| yeterince gönüllü çalışanım var mı diyorsun? | Open Subtitles | هل يمكنك ان تكتفي من المساعده المجانية ؟ |
| yeterince rahatsız ettiğiniz yetmedi mi? | Open Subtitles | ألم تكتفي من التعرض للإزعاج من قبل أولئك الناس؟ |
| Artık yetmedi mi, insanların bizi böyle görmesini mi istiyorsun? | Open Subtitles | هل تريد أن يشاهدنا البشر حتى تكتفي ? |
| Ama o olmadan yeterli değilsen, onunla asla yetinemezsin. | Open Subtitles | لكن إذا لم تكتفي بها وأنت لن تكتفي بها أبداً |
| Namusumuzu kirlettigin yetmiyor, bir de disaridan adam mi getiriyorsun? | Open Subtitles | لم تكتفي بتلويث عائلتك الآن تجلبين غرباء؟ |
| Yine oral olur diye düşünmüştüm ki o da yeterince iğrenç. | Open Subtitles | اعتقدتُ أنك سوف تكتفي بالجنس الفموي إنه أمر مثير للاشمئزاز |
| Dün yeterince koşmamış mıydın? | Open Subtitles | الم تكتفي بكل ذلك الجري الذي قمت به البارحة ؟ |
| Hayır. Ne var biliyor musun bu kadarı yetmez çünkü yeterince konuşmadın. | Open Subtitles | لا، او تعلم، ، انا لم اكتفي، لأنك لم تكتفي |
| Mahkeme tanigi yeterince dinledi. Gidebilirsiniz. | Open Subtitles | المحكمة تكتفي بهذا القدر من الشَّهادة تستطيعين المغادرة. |
| Bir günde sihrimden yeterince faydalanmadın mı sence? | Open Subtitles | ألم تكتفي بسحري الجذّاب ليوم واحد؟ |
| Yaklaşma ona. Yaptıkların yetmedi mi? | Open Subtitles | ابتعد عنه، ألم تكتفي بما فعلته به؟ |
| Dün gece kaldığınız yetmedi de mi? | Open Subtitles | لأنك لم تكتفي بالوقت في المساء؟ |
| Baktığın yetmedi, Sultan'ın adını söyledin. | Open Subtitles | ولم تكتفي بالنظر إليه بل تلفظت باسمه |
| Propan kamyonunu patlatmak yetmedi mi Jim? | Open Subtitles | الم تكتفي بتفجير شاحنة البروبان جيم |
| Bir partide sadece ateşli piliçlerin olması senin için yeterli değildir, değil mi? | Open Subtitles | أنت لا تكتفي بما لديك من فتيات جذابات في الحفلة اليس كذلك؟ |
| Ben yeterli olduğunu söyleyene kadar sen onları yapmaya devam et. | Open Subtitles | استمر بفعل ذلك , حتى اقول لك بان تكتفي |
| "Pappy O'Daniel Unları Saati"nde çalmaya başladığımızdan beri insanlar için yeterli olmuyor. | Open Subtitles | الناس لم تكتفي منها. بما أننا قد بدأنا البث على "ذا بابي أودانيل فلور آور". |
| Namusumuzu kirlettiğin yetmiyor, bir de dışarıdan adam mı getiriyorsun? | Open Subtitles | لم تكتفي بتلويث عائلتك الآن تجلبين غرباء؟ |
| Adın Sueleen Gay ve hiç doymayan bir kız hakkında bir şarkı söyleyeceğim. | Open Subtitles | إسمي سوليين غاي وأنا هنا لأغني لكم أغنية حول الفتاة التي لم تكتفي بما فيه الكفاية. |
| Sen de kendi yerine git. Kendi yerinde durmayan sensin. Kampımıza saldırdın ve Domuzcuğun gözlüğünü çaldın! | Open Subtitles | انت لم تكتفي بحدودك لقد اتيت الى حدودنا وسرقت نظارات بيجي |