| Bunu yapmak zorunda olduğum için üzgünüm. Concha ile konuştum. | Open Subtitles | أنا آسف كان يجب أن أقوم بهذا تكلّمت مع كونشا |
| Hiç duymadığım bir devlet dairesinden bir bürokratla konuştum. | Open Subtitles | تكلّمت مع الكاتب في بعض الوكاله الحكومي أنا لم اسمع عنه |
| -Biraz önce Alman meslektaşımla konuştum. -Evet.Hayır hayır.Sizi burada kesmek zorundayım. | Open Subtitles | أنا فقط تكلّمت مع الوزير الألماني أتوقّفك هناك |
| - Dinle, onunla telefonda mı konuştun? | Open Subtitles | إسمع, لقد تكلّمت معها بالهاتف أليس كذلك؟ |
| En son ne zaman balo kraliçesi olmayan veya üniversite sporlarında oynamayan biriyle konuştun? | Open Subtitles | متى كانت آخر مرّة تكلّمت فيها مع أحد لم تترشّح لمنصب ملكة المدرسة, أو لا يلعب لعبة جامعيّة؟ |
| Her ne kadar iyi bir fikir olduğundan emin olmamış olsamda bu konu hakkında şerifle zaten konuştum. | Open Subtitles | تكلّمت إلى مدير الشرطة حوله، مع ذلك لست متأكّد بأن تلك كانت فكرة جيدة. |
| Polignac ile konuştum. 10'uncu Charles 4 kararname yayınladı. | Open Subtitles | تكلّمت مع بوليجناك تشارلز إكس، سيصدر 4 مراسيم |
| Bugün onunla konuştum ve beni bir adamın... | Open Subtitles | تكلّمت معه في وقت سابق من هذا اليوم و أخبرته |
| Bugün onunla konuştum ve beni bir adamın... | Open Subtitles | تكلّمت معه في وقت سابق من هذا اليوم و أخبرته |
| Özür dilerim. Bankayla konuştum. Bana yardımcı olacaklarına söz verdiler. | Open Subtitles | أنا آسف، تكلّمت مع المصرف وعدوا بأنّهم سيساعدوننى |
| Miami polisiyle konuştum. | Open Subtitles | لقد جاء هنا من قبل وهو يعرف مخارجها لقد تكلّمت مع شرطة ميامي |
| Onunla mecbur olduğum için konuştum. | Open Subtitles | تكلّمت معها قبل ذلك لأنني كان لا بدّ أن. |
| Ben Steve. Onlarla konuştum. O sahtekar bir ajandır. | Open Subtitles | إنه ستيف لقد تكلّمت معهم إنه وكيل خبيث, إنه غير مستقر |
| Annelerinizle konuştum. Yarın çıkıyorsunuz diyor. | Open Subtitles | لقد تكلّمت مع أمّك وقد قالت بأنّك ستخرج غدا |
| Bana bak. konuştun mu? | Open Subtitles | هل تكلّمت مع أي شخص؟ |
| Kimseyle konuştun mu? | Open Subtitles | هل تكلّمت مع أي شخص هه؟ |
| Çok kan var. Bu konuda birisiyle konuştun mu ? | Open Subtitles | هل تكلّمت مع أي واحد حول هذا؟ |
| Bu akşam Anthony Tipet'la konuştunuz mu? | Open Subtitles | تكلّمت إلى أنتوني تيبيت في وقت سابق من هذا المساء. |
| - Kimseyle konuşmadım. | Open Subtitles | ، أليس كذلك؟ - أنا ما تكلّمت مع أي واحد. |
| Onu daha önce hiç görmedim. Sadece Gus'la beraber onunla konuştuk. | Open Subtitles | أنا ما رأيتها من قبل جوس وأنا تكلّمت معها |
| House'un yanında böyle konuşursan,... ..kaç tane güzel fikrin olduğunun bir önemi kalmaz. | Open Subtitles | إن تكلّمت بهذه الطريقة أمام هاوس فلا تهمّ الأفكار الجيّدة التي تأتي بها |
| - Her gece konuştum onunla. - Evet baba, konuştu. | Open Subtitles | وقد تكلّمت معه كلّ ليلة لقد فعلت يا أبي |
| İnek dili, polislerle konuştuğunu ya da onları gammazladığını ve öldürülmek için işaretlendiğini gösterir. | Open Subtitles | حسناً لسانِ البقرة يعني انك تكلّمت أَو فضحتهم وأشير بموتك أين أنت حَصلتَ عَلى هذه؟ |
| Fotoğrafçıyla konuşabildin mi? | Open Subtitles | هل تكلّمت مع المصور؟ |
| Eğer sizinle konuşursam beni öldüreceğini söyledi. | Open Subtitles | قال إذا تكلّمت معك، هو يقتلني. |
| Onunla Konuştuğum zaman, sanki başka birine tutulmuş izlenimine kapıldım. | Open Subtitles | عندما تكلّمت معها، جاءني الشعور هي تميل لرجل آخر. |