| Çılgınsın, Keyes, kadın trende bile değildi. | Open Subtitles | ,إنها لم تكن حتى على متن القطار أعرف ذلك |
| Buraya büyük bir pencere. Biraz kendimizi kaptırdığımızı kabul ediyorum. Üstelik hepsi Franck'ın suçu bile değildi. | Open Subtitles | أعترف بأننا أندمجنا قليلاً وتلك لم تكن حتى غلطة فرانك |
| Hatta tamam olmaya yakın bile değildi çünkü seninle paylaşamadım. | Open Subtitles | لم تكن حتى قريبة من الكمال لأنني لم أستطع مشاركة النجاح معكِ |
| Aslında Phil Collins cd sini bıraktı ama o benim bile değildi. | Open Subtitles | ترك لي اسطوانة لفيل كولينز لم تكن حتى تخصني. |
| Bir nakavt bile değildi. Bildiğin uçtular... | Open Subtitles | لم تكن حتى ضربةً قاضية لقد طارا بحق الجحيم |
| Kırmızı Bölge'ye gitmek benim fikrim bile değildi. | Open Subtitles | لم تكن حتى فكرتي أن أذهب إلى المنطقة الحمراء |
| Tropik fırtına bile değildi. Hatırlıyor musun? | Open Subtitles | لم تكن حتى عاصفة استوائية أتذكرين ذلك؟ |
| Onun gerçek kızı bile değildi. | Open Subtitles | التي لم تكن حتى أبنتها الحقيقية |
| Hayır. Julia orada bile değildi. | Open Subtitles | جوليا لم تكن حتى هناك |
| Klüpler "fena değil" bile değildi. | Open Subtitles | النوادي لم تكن حتى جيدة |
| Harlan, sadece oral seks yaptım. Flört bile değildi. | Open Subtitles | هارلان ) لقد قمت بلعق ذكرك) - لم تكن حتى مواعدة - |
| Erotik bile değildi. | Open Subtitles | لم تكن حتى شهوانيّة. |
| Hayalet hikayesi bile değildi. | Open Subtitles | تلك لم تكن حتى قصة أشباح |
| Ivy League üniversitelerinden biri bile değildi. | Open Subtitles | لم تكن حتى جائزة مهمة، فرجاء... |
| Kraliçe sarayda bile değildi. | Open Subtitles | الملكة لم تكن حتى في القصر. |
| Benim fikrim bile değildi. | Open Subtitles | لم تكن حتى فكرتي.. |
| Hayır, Peter, yakın bile değildi. | Open Subtitles | لا بيتر لم تكن حتى قريبا |
| Makalede çok büyük bir hikaye bile değildi | Open Subtitles | لم تكن حتى قصة كبيرة للصحافة |
| - Giyinik bile değildi. | Open Subtitles | لم تكن حتى مرتدية ملابسها - |