| Sonra bir kamyona otostop çekmeyi başardım, ama konuşmaya daldığımız için çıkışı kaçırdık, ve sonra buraya kadar gelmeyi istemedi. | Open Subtitles | ثمَ تمكنتُ من الركوب معَ سائق شاحنة لكننا بدأنا بالحديث و أخطأنا في المَخرَج ثُم لَم يُرِد أن يأتي إلى هُنا |
| Onu temiz tutmayı başardım. | Open Subtitles | لقد تمكنتُ من إبقائه بعيداً عَن المخدرات |
| Ancak, Geçit odasının giriş kapılarını açmayı başardım. | Open Subtitles | تمكنتُ من فتح الأبواب المؤدية إلى غرفة البوابة |
| Sonunda onu Yakaladım ve kelepçeledim karşımda bu arabayı gördüm. | Open Subtitles | وأخيراً تمكنتُ من الإمساك به وقيدته. وألقيت به في إتجاه السيارة |
| Yakaladım. Bir boyun yarası var! | Open Subtitles | تمكنتُ مِنه، لدينا جُرح في الرقبَة |
| Gelip ikimizi de götürdüler. Kaçmayı başardım. Anneni orada bıraktım. | Open Subtitles | لقد أتوا، وأخذونا كِـلانا، لقد تمكنتُ من الفرّار، تركتُ أمّك تموت |
| Kasabadan geldim. Onları geçmeyi başardım. Lütfen beni içeri alın. | Open Subtitles | اتيتُ من المدينة تمكنتُ من تخطيهم ارجوك دعني ادخل |
| Birkaç proxy'e kadar izini sürmeyi başardım ama bir türlü VPN adresine kadar gelemedim. | Open Subtitles | الآن، تمكنتُ من العودة للتبعه من خلال وكيلين، لكنّي لا أستطيع الحصول على الشبكة الخاصّة الإفتراضية السابقة |
| - Sorun değil. Bulantı beni alt edene dek son filtreyi de temizlemeyi başardım. | Open Subtitles | كلا، لا مشكلة، تمكنتُ من تنظيف آخر مصفي قبل أن يؤثر بي الغثيان. |
| Üç korumayı öldürdüm ve büyükbabamın bilincini kapatmayı başardım. | Open Subtitles | و تمكنتُ من ضرب جدّي إلى أن أفقدته الوعي |
| Kızdırdığımız tüm teşkilatlarla aramızı düzeltmeyi başardım. | Open Subtitles | لقد تمكنتُ من تلطيفِ الأمورِ مع كلِ وكالةٍ أغضبناها |
| Cep telefonunu da bulmayı başardım. | Open Subtitles | كما أنَّني تمكنتُ أيضاً من العثورِ على هاتِفها الخلوي |
| Üç yıldır ne yapıp edip doğu yakası kışından kaçmayı başardım ama şimdi buradayım. | Open Subtitles | تمكنتُ بطريقة ما مِن النجاة مِن شتاء السواحل الشرقيه لثلاثة أعوام |
| Mağazanın güvenlik sistemine girmeyi başardım. | Open Subtitles | تمكنتُ من الدخول إلى نظام المتجر الأمني |
| Durum biraz sürpriz oldu ama bu fotoğrafları ATM'nin güvenlik kamerasından elde etmeyi başardım. | Open Subtitles | يالها من مفاجئة لكنني تمكنتُ من إلتقاط بعض الصور "من كاميرة الحراسة لـ"مكينة الصرف الآلي |
| Bu sohbetin bir kısmını deşifre etmeyi başardım. | Open Subtitles | صحيح ، قد تمكنتُ من فهمِ بعض المحادثة |
| Pablo ve uşakları Cabbage Patch dansı yaparken göndermeyi başardım. | Open Subtitles | تمكنتُ من عمل ذلك بينما كان يقوم (بابلـو) وحراسه بالرقص |
| Evet, aynen öyle. Karaborsada bulmayı başardım ve bize satması konusunda sahibini ikna ettim. | Open Subtitles | أجل، هذا صحيح، تمكنتُ من تعقبه إلى تاجر آثار في السوق السوداء... |
| Yakaladım. Yaklaşmaya çalış ki anlayalım. | Open Subtitles | "تمكنتُ منه، اسمعي الألفاظ النابيّة، أنا أفهم لغة "الباشتو |
| - Şimdi seni Yakaladım! - Boşuna endişelenme. | Open Subtitles | الأن قد تمكنتُ منكَ |
| Yakaladım... | Open Subtitles | تمكنتُ من هذا الشخص... |