| Gadolinyuma alerjisi varsa iki dakika içinde ölmüş olacak. | Open Subtitles | إن كان لديها حساسية ضد الجادولينيم فربما تموت في دقيقتين |
| -Bir dakikası kaldı. Gadolinyuma alerjisi varsa iki dakika içinde ölmüş olacak. | Open Subtitles | إن كانت لديها حساسية للجادولينيم فربما تموت في دقيقتين |
| Bazı zamanlar biz sen hayattamısın, ya da bir dere içinde ölmüş yatıyormusun bilmiyorduk. | Open Subtitles | أحيانا , لانعرف إذا أنت كنت حي أو تموت في بعض الجداول |
| -Bırak. DNR imzaladı. Bırak ölsün! | Open Subtitles | اتركيها، يجب عدم محاولة إنعاشها، اتركيها تموت في سلام |
| Böylece ormanda ölürsen her ne işle uğraşıyorsan, onu aramak zorunda kalmam. | Open Subtitles | بهذه الطريقة ، عندما تموت في الغابة أو تقوم بأي شيء لن أذهب لأبحث عنها |
| Böyle bir yerde anlamsız bir şekilde ölemezsin. | Open Subtitles | يجب ان لا تموت في مكان بلا معنى كهذا |
| Otuz saniye içinde ölmüş olacaksın. | Open Subtitles | سوف تموت في خلال ثلاثين ثانية |
| Eğer olmak zorundaysa eğer ölecekse bırakalım evde ölsün. | Open Subtitles | إذا كان هذا مصيرها ولا مفرّ لها منه .. فلندعها تموت في المنزل |
| Bırak, ölsün. -Bana... Hemen... | Open Subtitles | دعيها تموت في سلام |
| 72 yaşında öldüğünde her neden ölürsen öl doğal nedenlerle ölmüş sayılırsın. | Open Subtitles | حين تموت في هذا العمر مهما يحصل فهي مسببات طبيعية |
| Çünkü, sanal gerçeklikte ölürsen gerçek hayatta da öleceğini biliyorsun, değil mi? | Open Subtitles | لأنك تعلم إذا قلت تموت في الواقع الافتراضي، -تموت في الحياة الحقيقية؟ |
| Burada ölürsen gerçek hayatta da ölürsün. | Open Subtitles | إذا كنت تموت هنا، تموت في الحياة الحقيقية. |
| Böyle bir yerde anlamsız bir şekilde ölemezsin. | Open Subtitles | يجب ان لا تموت في مكان بلا معنى كهذا |
| Yani bir otoparkta ölemezsin. | Open Subtitles | أعني، لا يمكنك أن تموت في مرآب سيّارات. |