| Bu ev zihinsel engelli tanısı konan ve polis tarafından gönderilen yetim çocukları kabul ediyor. | Open Subtitles | هذا المكان يستقبل الأطفال الذين لديهم إعاقة فكرية أو الأيتام الذين تم إرسالهم عن طريق الشرطة. |
| Pekin'i fethetmek için gönderilen askerler şu an Şangay'a vardı ve çetin bir muharebeyle karşı karşıyalar. | Open Subtitles | الجنود الذين تم إرسالهم للتغلب على بيجين حالياً هم الآن في شينغهاي و هم في معركة كثيفة |
| Üç hafta önce Stalingrad'dan ayrılan ve konvoyla beraber Almanya'ya gönderilen vatandaşların isimlerinin yazılı olduğu bir liste. | Open Subtitles | ... قائمه المدنيين الذين تم إرسالهم فى موكب إلى ألمانيا الذى خرج من ستالينجراد منذ 3 أسابيع |
| Biz dünyanın, yeni bir yol çizmek için bu el değmemiş topraklara gönderdiği öncü kuvvetleriz. | Open Subtitles | نحن رواد العالم الحرس الذين تم إرسالهم على طريق البرية لكسـر طريق جديد |
| Yani bu çocuklar büyük saldırıyı yeniden planlamak için geri çekilen gerçek askerlerin yerine mi gönderildi? | Open Subtitles | أتقصد أن هؤلاء الفتية هم بدائل لقوات أكثر خبرة تم إرسالهم للخطوط الخلفية لتتنظم للهجوم الكبير؟ |
| En tehlikeli görevlere gönderildiler ve her birlikteki en fazla ölü savaşçı sayısı onların oldu. | TED | تم إرسالهم لأخطر المهمات وتكبدوا نسبيًا أعلى معدل إصابات معارك من أي وحدة أخرى. |
| Sen gönderdin demedim zaten ama senin IP adresinden gönderilmişler. | Open Subtitles | لم أقل أنّكِ فعلتي، لكن تم إرسالهم من عنوانكِ الشبكي. |
| - Siz, bana gönderilen suçlulardınız. | Open Subtitles | - لقد كنتم مجرمين تم إرسالهم إليَّ. |
| Wessex'in çıkarlarını gözetmek için gönderilen herkesi öldürmeye çalıştı. | Open Subtitles | حاولت أن تقتل جميع من تم إرسالهم لرعاية مصالح (وسكس). |
| Onların celp getirdiğini sandım. Eşimin gönderdiği. Tatsız bir boşanma sürecindeyiz. | Open Subtitles | اعتقدت أنهم خادمين العمليات تم إرسالهم من قِبل زوجتي |
| Ancak, Hyun Joon'un gönderdiği adamlar tarafından kaçırıldı. | Open Subtitles | ويتم إختطافه على أيدي رجال (تم إرسالهم من قبل (هيون جون |
| Mümkün değil. Işınlar Global Dinamik'in güvenli bir uydusundan gönderildi. | Open Subtitles | كلا، هذا مستحيل، لقد تم إرسالهم من قبل أحد الأقمار الصناعية الآمنه |
| ...Askerlerin büyük kısmı askeri eğitim almadan savaşa gönderildi. | Open Subtitles | معظمهم... تم إرسالهم إلى الجبهة ... دون أدنى استعدادات عسكرية |
| Bu kızlar beni gözetlemeleri için gönderildiler. | Open Subtitles | هذه الفتيات تم إرسالهم إلى هنا للتجسس علي |
| ABD'de nerede işe ihtiyaç varsa gönderildiler. Hawaii'deki ananas tarlaları ve Washington'daki elma bahçeleri gibi. | TED | تم إرسالهم إلى مختلف الولايات ليعملوا في مزارع الأناناس المنسوب إلى هاواي، و بساتين التفاح الأمريكي، و إلى كل مكان كان فيه حاجة للعمل. |
| Bu sabah sana gönderilmişler. | Open Subtitles | لقد تم إرسالهم إليك هذا الصباح. |