| Konuşmaya nasıl başlayacağımı epey düşündüm ve sanırım kalabalığı memnun edecek bir şey buldum. | Open Subtitles | قضيت وقتً طويلا أفكر في كيف أبدأ وأظنني توصلت لشيء محبب للجماهير جدا |
| Harika bir şey buldum! | Open Subtitles | أعتقد أنني توصلت لشيء ما |
| Galiba bir şey buldum | Open Subtitles | أعتقد أنّني توصلت لشيء |
| - Peki ya, Louise Mortimer? Bir yere varabildin mi? | Open Subtitles | -ماذا عن (لويس موتيمور) هل توصلت لشيء معها؟ |
| - Peki ya, Louise Mortimer? Bir yere varabildin mi? | Open Subtitles | -ماذا عن (لويس موتيمور) هل توصلت لشيء معها؟ |
| Donald Bloom hakkında bir şey buldun mu? | Open Subtitles | هل توصلت لشيء حول (دونالد بلوم)؟ |
| Galiba bir şey buldum. | Open Subtitles | أعتقد أنني قد توصلت لشيء. |
| Dünya'nızda olmamı haklı çıkaracağımı söylemiştim ve galiba bir şey buldum. - Dinliyoruz. | Open Subtitles | {\pos(190,220)}أبرمت معاهدة لتبرير وجودي في أرضكم وأعتقد أنني توصلت لشيء هام |
| - Sanırım bir şey buldum. | Open Subtitles | أعتقد أنني توصلت لشيء ما. |
| Olan olayların ışığında... Hayır, durun diyorum, "bir şey buldum" durdurması. | Open Subtitles | كلّا، أقصد توقفوا توصلت لشيء. |
| Dünya'nızda olmamı haklı çıkaracağımı söylemiştim ve galiba bir şey buldum. - Dinliyoruz. | Open Subtitles | {\pos(190,220)}أبرمت معاهدة لتبرير وجودي في أرضكم وأعتقد أنني توصلت لشيء هام |
| Olan olayların ışığında... Hayır, durun diyorum, "bir şey buldum" durdurması. | Open Subtitles | كلّا، أقصد توقفوا توصلت لشيء. |
| Çocuklar, sanırım bir şey buldum! | Open Subtitles | يا شباب! اظن انني توصلت لشيء |