| Bir odada üç kadın varsa, onlara ne denir, biliyor musun? | Open Subtitles | أنت تعرف كيف كانت تطلق عليهم ثلاث نساء معا في الغرفة؟ |
| Geri dönen kadınlar gittikleri ilk köyde bir atölye çalışması düzenlediler. Afganistan'da enerji ihtiyacını güneşten karşılayan ilk köy bu üç kadın sayesinde bunu başardı. | TED | عادت هذه المرأة وقامت بكهربة هذه القرية بالطاقة الشمسية أعدت ورشة عمل أول قرية يتم كهربتها بالطاقة الشمسية في أفغانستان كانت من قبل ثلاث نساء |
| Geçen hafta, tarihi bir hareket olarak, üç kadın bütün kiliseleri denetleyecek olan liderlik kuruluna davet edildi. | TED | كما حدث الأسبوع الماضي، في خطوة تاريخية، دعيت ثلاث نساء لشغل مناصب قيادية الشيئ الذي تشرف عليه الكنيسة كلها. |
| Artık o, sadece üç kadını öldürmedi. On kadın öldürdü. | Open Subtitles | لم يقتل ثلاث نساء فقط بعدها, لقد قتل عشرة |
| ABD'de her üç kadından biri. | TED | في الولايات المتحدة، امرأة من بين ثلاث نساء. |
| Sence üç kadın ve bir kaz pazar oluşturur mu? | Open Subtitles | هل تعتقد أن ثلاث نساء و أوزة يصنعون سوقا |
| Tamamen farklı üç kadın ama tek bir ortak noktaları var: | Open Subtitles | ثلاث نساء مختلفات تماماً . لكن يجمعهم قاسم مشترك |
| Dışarıda üç kadın boğmuş, seri cinayetler işleyen biri var. Yine yapacaktır. | Open Subtitles | يوجد سفاح بالخارج قام بخنق ثلاث نساء , وسيكرر فعلته ثانية |
| O yılda, Aubrey'de üç kadın öldürüldü. | Open Subtitles | خلال تلك الفترة، ثلاث نساء قتل في أوبري. |
| İşi yapamadınız diye üç kadın öldü. | Open Subtitles | ثلاث نساء ميتة لأنك لم تستطع أن تنجز العمل |
| -Bildiğimiz kadarıyla onu en son gören üç kadın sizsiniz. | Open Subtitles | وعلى حسب معلوماتنا لقد كنتنّ آخر ثلاث نساء برفقته |
| Ve onlar çok farklı üç kadın oldular. | Open Subtitles | والذين كبروا ليصبحوا ثلاث نساء مختلفات جداً |
| üç kadın vuruldu, bir de erkek. | Open Subtitles | ثلاث نساء تم إطلاق النار عليهن، ورجل واحد |
| üç kadın günün en önemli sorunlarını konuşuyor. | Open Subtitles | إنه ثلاث نساء يناقشون مشاكل الحياة اليومية |
| Evde üç kadın var ama ev çingene çadırı gibi. | Open Subtitles | ثلاث نساء في المنزل ولا أحد منهن أتمت الترتيب |
| üç kadın, doğduklarında kahin ve haberci olmak üzere seçilirdi. | Open Subtitles | ثلاث نساء تم أختيارهم منذ يوم ولادتهم على أن يتم تدريبهم ليصبحوا عرافون وكهنة |
| Ama daha da kötüsü, Bölge Savcılığından, Gregory Allen'ı bilen ve polisin yanlış adamı tutukladığını düşünen üç kadın çalışan patronları Bölge Savcısı Denis Vogel'a "Yanlış adamı tutukladınız. | Open Subtitles | ولكنها أكثر بكثير من تلك الحقيقة ثلاث نساء في مكتب المدعي العام هم تعرفوا على ألان |
| Ama ölmeden önce, üç kadını telefonla aradı. | Open Subtitles | ولكن ,قبل مقتلها ثلاث نساء استلمت مكالمة هاتفية. |
| üç kadını ateşe veriyor ama önce onlara işkence etmiş. | Open Subtitles | ثبت هو ثلاث نساء في النار، لكنه تعرض للتعذيب لهم أولا. |
| Bakın, üç kadını öldüren bir adamı yakalamam gerekiyor. | Open Subtitles | يجب ان اُمسك برجل قتل ثلاث نساء |
| Guttmacher Enstitüsü'ne göre, Amerika'da her üç kadından biri hayatında bir kez kürtaj olacak. | TED | وفقاً لمؤسسة غاتماكر واحدة من كل ثلاث نساء في أميركا ستخضع لعملية إجهاض واحدة على الاقل خلال حياتها. |
| Yegâne amaçları adamları yok etmek olan, doğaüstü güçlere sahip üç tane kadın. | Open Subtitles | ثلاث نساء مع طاقة خارقة كانت هدفها الوحيد هو قتل الرجال |