| Ve böylece heryerden öğretmenlerim, sonra dostlarım, sınıf arkadaşlarım vardı. Bugün bir çoğu ile hala iyi arkadaşız. | TED | هكذا، كان هناك المعلمون ثم كان هناك أصدقائي. زملاء الصف من كل مكان. كثيرون منهم ما زالوا أصدقاء أعزاء حتي اليوم. |
| Başlangıçta karanlık vardı... başlangıçta karanlık vardı... sonra ışık ortaya çıktı. | Open Subtitles | في البدء كان الظلام، في البدء كان الظلام، ثم كان هناك الضوء. |
| Ve sonra. Sally Ball'un kardeşi Katil Pete vardı. | Open Subtitles | ثم كان هناك بيت القاتل الذي كان شقيق سالي بالز |
| 45 dakikalığına hayalimi gerçekleştirdim ama sonra bir anormallik ortaya çıktı. | Open Subtitles | لمدة 45 دقيقة , محققاُ حلم حياتى, ثم كان هناك شذوذ. |
| sonra fark ettik ki, aşmadığımız başka bir engel daha var, o da katılım engeli. | TED | ثم كان هناك عائق آخر أدركنا أننا لم نتخطاه، وهو عائق المشاركة. |
| Ve 45 dakika kadar sonra kapımızda o yumruklama sesi tümü Korece haykırışlar. | TED | ثم كان هناك صوت طرق مدوٍ على الباب بعد 45 دقيقة وسط هذا كله و ناس يصرخون بالكورية. |
| Ve sonra söylemeyi hiç beklemediğim o an vardı. | Open Subtitles | ومن ثم كان هناك الوقت الذي ظننت انني لن اقولها مطلقاً به |
| Ve sonra kemiklerinin üzerinde karıncalar vardı Ve polis geldi. | Open Subtitles | ثم كان هناك نمل على عظام وجهها ... وأتت الشرطة. |
| Bir tane de uzun kirpikli vardı, inek gibiydi. | Open Subtitles | ثم كان هناك واحداً طويل الرموش كالبقرة هل رأيتيه؟ |
| Bir tane de uzun kirpikli vardı, inek gibiydi. | Open Subtitles | ثم كان هناك واحداً طويل الرموش كالبقرة هل رأيتيه؟ |
| Önce, X ışınları vardı, sonra MRI, Ve şimdi de SGT. | Open Subtitles | في البدء كانت هناك اشعة أكس ومن ثم كان هناك التصوير بالمفراس والرنين المغتاطيسي جهاز نبضات الغاما |
| Parfümünün kokusu vardı ve-- Bu arada, özür dilerim. | Open Subtitles | ثم كان هناك العطر و أعتذاري , علي أي حال |
| Yanılmışım sonra tiz bir ses vardı hazırlıksız yakalandım. | Open Subtitles | ثم كان هناك ضوضاء صارخه و قد فاجأتني فتعثرت |
| Aslında daha çözülmemiş pis bir hikaye vardı Ve o hikayenin bir polisi kahramanlık manşetlerine alacağından şüpheliyim. | Open Subtitles | ومن ثم كان هناك قصة أكثر فوضوية، تلك التي لم تحل بعد، ولكن أشك أنّها ستحوي أيّة عناوين بطولية للشرطة |
| Muhabirdim Ve sonra, orada gökyüzünde, bir şey vardı, Ve tamamen beyazdı. | Open Subtitles | أنا مراسلة. ثم كان هناك ذلك الشيء، شيء في السماء، وكان كل شيء أبيض، |
| Terapiler Ve hipnoz sayesinde... | Open Subtitles | ثم كان هناك التنويم المغناطيسي و العلاجات التوافقية |