| Takip etmek tek hobisi değil Belli ki. Bahçe grubunun da üyesiymiş. - Bu da N.P.P olayını açıklıyor. | Open Subtitles | جليًّا أن الترصّد ليس هوايتها الوحيدة، إنّها عضوة في مجموعة بستنة أيضًا. |
| Belli ki bu durumda daha fazla fikir beyan edilmeli. | Open Subtitles | جليًّا أن ما يحتاجه الوضع هو مزيد من الآراء. |
| Belli ki, iki soy arasındaki ateşkes sona erdi. | Open Subtitles | جليًّا أن الهدنة بين سلسلتيّ التحوُّل انتهت. |
| Görünüşe bakılırsa yas tutma tarzlarımız farklı. | Open Subtitles | جليًّا أن كلينا يفرّغ الحزن على نحوٍ مختلف. |
| Görünüşe bakılırsa yas tutma tarzlarımız farklı. | Open Subtitles | جليًّا أن كلينا يفرّغ الحزن على نحوٍ مختلف. |
| Görünüşe bakılırsa Birlik kendisine katılanları yeniden programlama safhasından geçiriyor. | Open Subtitles | جليًّا أن الاتّحاد يخضع بعض مجنديه لعمليّة إعادة برمجة. |
| Belli ki babamın kafasını kurcalayan bir şeyler var. | Open Subtitles | لذا جليًّا أن ثمة ما يزعج أبي. |
| Belli ki ölen adam senin arkadaşın ama benim arkadaşım... | Open Subtitles | جليًّا أن الفقيد كان صديقكم، لكن صديقي هذا... |
| Belli ki senin de var. | Open Subtitles | جليًّا أن لديك أسرارك. |
| Belli ki Grant maskenin altında kimin olduğunu biliyor. | Open Subtitles | جليًّا أن (غرانت) يعرف هويّة المقنّع. |
| Oliver da sevmişti ve eminim Oliver burada olsaydı bunların aynısını söylerdi ama Belli ki onun için çok acı verici. | Open Subtitles | وكذلك أحبَّه (أوليفر)... وأوقن أنّه لو تسنّى لـ (أوليفر) الحضور هنا اليوم، لقال ذلك. لكن جليًّا أن ألمَه لا يُطاق. |
| Komiser Lance, Belli ki... | Open Subtitles | -حضرة النقيب (لانس)، جليًّا أن ... |
| Görünüşe bakılırsa şirkete talip olan başka biri daha varmış. | Open Subtitles | جليًّا أن ثمّة مزايدًا آخر على الشركة. |