| Kanun yok. Bizim gibi, kurtulanlardan oluşan gruplar var sadece. | Open Subtitles | لا يوجد قانون لا يوجد سوى جماعات من الناجين مثلنا |
| Partizan görüşündeki bütün gruplar bu gerçekleri gözden geçirdiği zaman bu durum, temelleri olmayan politikalara sebep olabilir. | TED | وعندما تقوم جماعات كاملة بقلب الحقائق خدمةً لمعتقدات حزبية، قد يقود هذا إلى سياسات لا تستند إلى الحقيقة أو العقل. |
| Kalanlar ise, radikaller, nefret grupları sizi veya kraliyet ailesinden birini tehdit edenler. | Open Subtitles | والمتبقي لدينا المتعصبين و جماعات الكراهيه الناس التي تكرهك او تكره العائله الملكيه |
| Şehirdeki tüm gay grupları bütün gün boyunca ofisimin çevresinde yürüyüşteler. | Open Subtitles | كل جماعات المثليين يحيطون بمكتبى طوال اليوم |
| F.B.I. and Homeland Security bunları terörist grup olarak dosyalamış. | Open Subtitles | مكتب التحقيقات الفدرالية و الأمن الداخلي صنفهم ك جماعات أرهابية |
| Büyük bir martı sürüsü siste kaybolmuş, ve doğruca bir sürü ışığın olduğu şehre girmişti. | Open Subtitles | جماعات كثيره من الطيور البحريه قد فقدت طريقها في الضباب وتوجهت للمدينه حيث يوجد الضوء |
| Ancak Eric Stark ve onunki gibi gruplar çok güçlü bir mesaj dağıtıyorlar. | Open Subtitles | لكن إيريك استارك مثل جماعات أخرى ينشر رسالته بقوى |
| Bilmiyorum, ama tüm gün böyle gruplar halinde geldiler. | Open Subtitles | لا أعرف، لكنهم يصلون في جماعات طوال اليوم |
| O zamanlar insanlar gruplar halinde hareket etmek zorundaydılar. | Open Subtitles | فى هذه الأيام , كان الرجال يصيدون فى جماعات |
| Mevcut bütün nefret grupları ile ilgili veritabanında... | Open Subtitles | لذا بحثت كل قاعدة بيانات لكل جماعات الكراهية التي وجدت على الإطلاق, |
| Aryan Ulusu gibi nefret grupları ırk savaşının hem kaçınılmaz hem gerekli olduğunu savunurlar. | Open Subtitles | ان حزب الفهد الاسود هو المسؤول جماعات الكراهية كالأمة الآرية يؤمنون ان الحرب العرقية ليست حتمية الحدوث فقط |
| Küçük aile grupları şeklinde zor bir hayat yaşıyorlardı, vahşi hayvanları öldürüyor ve yemek için meyve ve bitki kökleri topluyorlardı. | Open Subtitles | كانوا يعيشون حياة صعبة في جماعات عائلية صغيرة، يقتلون الحيوانات البرية و يجمعون التوت والجذور للأكل. |
| Elbette her zaman fanatik bir grup olur. | Open Subtitles | بالطبع، هناك دائما جماعات متطرفة مجنونة. |
| Sıradan içkicilerin gitmesine daha var. Çok fazla grup var. | Open Subtitles | إن شاربيك المعتادين لم يعودوا جماعة بل عدة جماعات |
| Ama niye sürü halinde evleniyorlar? | Open Subtitles | لكن كيف يستطيعون أن يسمحوا لأنفسهم بالزواج فى جماعات ؟ |
| Tüm dünyada onu mesih kabul edecek bir sürü dini grup mevcut. | Open Subtitles | هناك جماعات متدينة في كل أنحاء العالم تعتبره مثل المسيح |
| Bu çalışan insanlardan gelen herhangi bir itirazı susturmak için ölüm ekipleri kullanan baskıcı rejimleri desteklediği anlamına geliyor, ki bu çalışan insanlar Amerika'ya kaçan insanların takendileri. | Open Subtitles | و هذا ما يعني دعم النظام القمعي الذي يستخدم جماعات القتل لإخماد أية معارضة من قبل القوة العاملة و الذين هم نفس الاشخاص الذين يهاجرون إلى الولايات المتحدة |
| Nükleer maddelerle ilgili bir grupla uğraşıyor olabiliriz. | Open Subtitles | قد يكون متعاملا مع جماعات تبيع المواد النووية |
| Aslandan daha büyük azı dişlerine sahip olan erkekleri tarafından öncülük edilen ve Sayıları 600'e varan sürüler halinde Getabit köyünün etrafını sararlar. | Open Subtitles | جماعات مِن 600 تطوف خِلسة ً في المُنحدرات مُحيطة ً بقرية جيتابيت .تقودها الذكور ذوي أنياب أكبر مِن أنياب الاسود |
| Bunlar Aşırı Sağ, neo Nazi gruplardan radikal İslamcı ve terörist gruplara kadar hepsinde benzer. | TED | وهذا يشبه كثيرًا جماعات اليمين المتطرف والنازية الجديدة، وصولًا إلى الإسلاميين المتطرفين والجماعات الإرهابية. |
| İlaçları ele geçirmeye çalışan organize suç örgütleri ve devrimci grupların işi. | Open Subtitles | مُعظمها تم تنظيمها بواسطة جرائم مُنظمة أو جماعات ثورية، تحاول ابتزاز الدواء |
| Ruslar'ın, başka tehlikeli gruplarla da işleri var. | Open Subtitles | الروس يديرون أعمالاَ مع جماعات خطرة |
| Komitene gidip, hangi lobicileri tutman gerektiğini söylemiyorum. | Open Subtitles | أنا لا أَذْهبُ إلى لجنتِكَ وأخبرك أي جماعات تقوم بتوظيفها |
| Bunun radikal bir örgüt tarafından yapılmamış olduğu anlamına geliyor. | Open Subtitles | هذا يعني أنه لم يتم القيام . به من قبل جماعات متطرفة |
| O, ne güçlü bir siyasetçi ne de bir lobici. | TED | وهي ليست أحد السياسيين البارزين. ولا عضوة في جماعات الضغط |