| Eğer Otisville'deki işi alamazsam kendi cenazemde bu kravatı takmak istiyorum. | Open Subtitles | تلك الربطة سألبسها فى جنازتي إذا لم أحصل على هذه الوظيفة |
| Eğer bu tekilayı içmeme izin verirseniz, söz veriyorum cenazemde içmeyeceğim. | Open Subtitles | وإذا سمحت لي بشرب هذا النبيذ... سأعدك بألا أشرب في جنازتي |
| Bu üçünün bir araya gelmesini sağlayacak tek yer benim cenazem olur. | Open Subtitles | المكان الوحيد الذي استطيع التفكير به ليجمع هؤلاء الثلاثة معاً سيكون جنازتي |
| Umarım, benim cenazeme gitmiyorlardır. | Open Subtitles | مرحبا، بوب، فالنرجو ألا تكون جنازتي قريبة |
| Benim cenaze törenimde en az 70 kişi daha vardı. | Open Subtitles | كان عندي على الأقل 70 شخص أكثر في جنازتي. |
| Cenazemin ne kadar rezil olacağını göstererek beni yaşamaya ikna etmeyi başardınız! | Open Subtitles | آمل أن تكونوا سعداء لقد أثبتم لي أن الحياة ذات قيمة من خلال إظهار مدى سوء جنازتي |
| Boşversene, Kendi cenazemi planlamaya başlamak istemiyorum. kötü şans getirir. | Open Subtitles | لا يهم. لَنْ إذهبْ التخطيط جنازتي الخاصة. |
| Şey, birinin benim cenazemde ağlaması gerekiyor, değil mi? Çeviri : JeanPhoenix369 İyi Seyirler. | Open Subtitles | وأيضا بكى أي أحد في جنازتي هل بكى لا لم يفعل? كان من المفروض الإبتعاد عن الأنظار بماذا كنت تفكرين |
| İnsanlar cenazemde ağladılar, şimdi ise geri döndüm ve benimle hiçbir şey yapmak istemiyorlar. | Open Subtitles | الناس بكوا في جنازتي .. وها أنا أعود ، و لايريدون أن يفعلوا معي شيء |
| Karım cenazemde ne giymişti? | Open Subtitles | زوجتي ما الذي كانت ترتديه بمراسم جنازتي ؟ |
| Sana, mahkum çalışma izni veya onun gibi bir şey vermesini böylece cenazemde şarkı söyleyebileceğini söyledim. | Open Subtitles | أخبرته أن يمنحك عطلة عمل أو ما شابه ليتسنَّ لك الإنشاد في جنازتي لست مريضة أو ماشابه |
| - Peki ya yanılıyorsa? - Kahretsin, bu benim cenazem değil. | Open Subtitles | ماذا لو كان مخطئاً - الجحيم , إنها ليست جنازتي - |
| cenazem için davetiyeleri toplamam lazım. | Open Subtitles | عليّ الذهاب لجمع بطاقات الدعوة إلى جنازتي. |
| cenazem, müzik ve dansla hayat döngüsünün kutlanması gibi olacak. | Open Subtitles | ويجب أن تكون جنازتي مثل احتفال على استمرار دورة الحياة مع الموسيقى والرقص |
| Tanrım, ne zaman klasik muzik dinlesem, kendi cenazeme gidiyormusum gibi geliyor. | Open Subtitles | رباه، دائماً ما أتصور ،أني ذاهبة لحضور جنازتي عندما أستمع إلى الموسيقى الكلاسيكية |
| cenazeme geldiğine göre bayağı yürekli olmalısın. | Open Subtitles | لديك جرأة كبيرة لتظهر وجهك الآسف في جنازتي |
| Lütfen cenazeme gelme. İyi geceler. | Open Subtitles | رجاء لا تحضري إلى جنازتي ليلة سعيدة |
| Eğer yıldırım zırhımı giymeseydim, şu anda kendim cenaze olurdum. | Open Subtitles | أنا لم ألبس درعي الخاطف الذي سوف يكون في جنازتي الخاصة |
| cenaze törenim yarın şaşkın, ben Callaway cenaze evindeyim. | Open Subtitles | جنازتي غدا.. سخيفه أنا في مستودع جثث كالاواي |
| Cenazemin bu kadar zevkli geçeceği hiç aklıma gelmezdi. | Open Subtitles | لم يكن لدي أي فكرة أن جنازتي ستكون مبهجة جداً |
| Dün kendi cenazemi planladığım düşünülürse, bugünden çok daha fazla zevk alıyorum. | Open Subtitles | حسناً ، إذا أخذنا بعين الاعتبار فقد كنتُ أخطط لإقامة جنازتي بالأمس و لكنّي اليوم أستمتع أكثر أشعرتِ بذلك ؟ |
| Cenazemden üç gün sonra, | Open Subtitles | بعد 3 أيام من جنازتي |
| Düğününüzü cenazemle aynı güne denk getirebilirsiniz. İyi. | Open Subtitles | تستطيعون التخطيط للزفاف ليتزامن مع جنازتي حسنا |