| En sevdiğim üç müşterim. Masanızı tuttum. | Open Subtitles | الزبائن الثلاثة المفضلون لديّ، حجزتُ طاولة من أجلكم. |
| İlk randevumuz olduğu için çıtayı yüksek tuttum. | Open Subtitles | حسناً , أوّل موعد , لذلك حجزتُ جناحاً كبيراً |
| Geceyarısı için bir gondol ayırttım. Bunu yapabilir misin? | Open Subtitles | لقد حجزتُ جندولاً عند منتصف الليل أتقدرين على ذلك ؟ |
| Şehirdeki en iyi restaurantta bizim için yer ayırttım. | Open Subtitles | لقد حجزتُ لنا أفضل طاولة بأفضل مطعم بالمدينة |
| Daniel, başarını öğle yemeğinde kutlarız diye düşündüm. Yakınlarda güzel bir lokanta var. Bizim için bir masa ayarladım. | Open Subtitles | فكّرتُ في أن نتغدّى احتفالاً بإنجازكَ، ثمّة مطعم قريب، حجزتُ لنا طاولة |
| İkimiz için yüksek potlu bir masa ayırdım. | Open Subtitles | لــقد حجزتُ طــاولة ذات رهــان كبير لكلينـــا |
| Havuzu 3'ten itibaren ayırtmıştım. | Open Subtitles | بأني حجزتُ حمام السباحة من الساعة 3 أخبرتك بهذا |
| Çok özür dilerim. Yemin ederim rezervasyon yapmıştım. | Open Subtitles | آسف بشأن هذا، لكنني أقسم إنني حجزتُ ميعاد لتناول العشاء. |
| Sana lüks bir yer tuttum. | Open Subtitles | لقد حجزتُ لك بمكان متعدّد الطوابق |
| Buraya gel. Sana sandalye tuttum. | Open Subtitles | لقد حجزتُ لك مقعدًا. |
| Bir oda tuttum ve bir arkadaşımız var... | Open Subtitles | حجزتُ لنا غرفة، وصديقتنا هنا... |
| Hey Grindle. Sana iyi bir yer tuttum. | Open Subtitles | مرحباً (جريندل)، حجزتُ لكَ مكاناً طيّباً. |
| 9:25'te bir yer daha ayırttım, ama... | Open Subtitles | لقد حجزتُ رحلة أخرى عند الساعة 9: 25 صباحاً، لكن.. |
| Maidenhead'deki Cruickshanks'te odalarımızı ayırttım. | Open Subtitles | "حجزتُ الغرف في فندق "كروكشانكس "في "مايندهيد |
| Bu hafta sonu Ojai vadisinde bize bir oda ayırttım. | Open Subtitles | حجزتُ لنا غرفة في نُزل "وادي أوجاي" عطلة نهاية الأسبوع هذه. |
| Histerektomiye devam etmek için ameliyathane ayarladım. | Open Subtitles | لقد حجزتُ غرفة عمليات و سنبدأ بعملية إزالة الرحم |
| İmmunoterapi uzmanı ile randevu ayarladım. | Open Subtitles | لقد حجزتُ لك ميعاداً مع متخصص العلاج المناعي. |
| Ameliyathaneyi ayarladım bile. | Open Subtitles | وقد حجزتُ غرفة العمليات بالفعل |
| Sana yer ayırdım. | Open Subtitles | لقد حجزتُ لكِ مقعداً |
| Mutlu yıl dönümleri. Bize bir masa ayırdım. | Open Subtitles | - ذكرى زواج سعيد لقد حجزتُ طاولة |
| Bir masa ayırtmıştım. | Open Subtitles | لقد حجزتُ مائدة. |
| Akşam yemeği için rezervasyon yaptırdım. | Open Subtitles | لقد حجزتُ لنا طاولةً للعشاء خارجاً |
| O'na bir delikte yer ayrıttım, bir muhabire de Waldorf'a doğru yola çıktığını sızdırdım. | Open Subtitles | حجزتُ له في فندق "وستر"، و سرّبتُ لصحفي اشاعات أنه متّجه إلى فندق "ويلدروف" |
| Newyork'a gece uçuşu için bilet aldım. | Open Subtitles | حجزتُ رحلة ليلية لطائرة إلى "نيويورك". |
| Ayrıca havalı bir akşam yemeği rezervasyonu yaptırdım. | Open Subtitles | كما أنني حجزتُ لوجبة عشاء ٍ فاخرة |