| Bak, eğer herkesin düşündüğü kadar akıllı biri olsaydım abimin sunduğundan daha iyi bir mazeret vermez miydim? | Open Subtitles | انظري ، اذا كان الجميع يظن انني ذكيه الن احاول ان اعطي لنفسي حجه افضل من اخي |
| Babamın yaptıklarından haberim yoktu. Onun için bir mazeret uyduruverdim çünkü bu her zaman yaptığım bir şey. | Open Subtitles | انا لم اكن اعلم بمافعله ابي اعطيته حجه لأن هذا ما افعله دائما |
| İlk olarak, bilmeni isterim ki, iyi bir mazeretin var. | Open Subtitles | أولاً,أريدك أن تعلمى أن لديك حجه بالكامل |
| Her neyse, dediğim gibi, bir mazeretin var. | Open Subtitles | على أى حال,لقد قلت لكِ لديكِ حجه |
| İşte, Bay Gurucharan'ın evinin tapusu. | Open Subtitles | لقد حصل علي حجه مليكه منزل جوروشارن |
| Burada mazereti olmayan bir kişi var. | Open Subtitles | الشخص الوحيد الذي كان بدون حجه غياب كانت هذه |
| O sadece bir bahane oldu. | Open Subtitles | إلا أنها كانت حجه |
| Oğlunuz Janet Heffernan'ın ölümüyle ilgili sahte bir mazeret yaratmaya çalışmış. | Open Subtitles | إبنك حاول أن يزور "حجه لمقتل "جانت هيفيرنان |
| O tavşan iyi bir mazeret değildi. | Open Subtitles | هذا الارنب ليس حجه غياب |
| mazeretin var yani. | Open Subtitles | يا لها من حجه غياب |
| Bir mazeretin yok. | Open Subtitles | ليس لديك حجه . |
| Evin tapusu. | Open Subtitles | حجه ملكيه منزلهم |
| Evin tapusu. | Open Subtitles | حجه ملكيه المنزل |
| Hayırsever kadının cinayet saatindeki mazereti doğrulandı. | Open Subtitles | حجه غياب سيده الأعمال الخيريه تتنافى مع وقت الجريمه |
| - mazereti var mı peki? | Open Subtitles | حسنا,هل لديه حجه غياب؟ |
| Bu da kurtulmaları için bahane oldu. | Open Subtitles | و هذا يعطيهم حجه للتنظيف |