| Yasa dışı balıkçılığı önlemeye çalışan sahil güvenlik için bunun ne kadar faydalı olacağını bir düşünün. | TED | الآن، تخيل مدى فائدة ذلك لأفراد حرس السواحل الذين يحاولون تعقب ووقف الصيد غير القانوني. |
| Ayrıca, banka kapalıyken içeride daima silahlı bir güvenlik görevlisi, dışarıda da nöbet tutan bir muhafız bulunur. | Open Subtitles | عدا عن ذلك عندما يغلق المصرف يبقى هناك حارس مسلح بشكل مستمر و دورية حرس في الخارج |
| Bu mesele aydınlanana kadar seni sınır devriyesi görevinden alıyorum. | Open Subtitles | سوف أنقلك من حرس الحدود حتي نفرغ من هذا الشيئ |
| Hava olsun sınırı koruyan Muhafızlar olsun yılanlarla veya çatışmalarla karşılaşmalar olsun. | Open Subtitles | لا الطقس ولا في حرس الحدود ولا في لقاءاتٍ مع ثعابين وحروب |
| Kampüs güvenliği. | Open Subtitles | حرس الحرم الجامعي عمــرو محمـــد محمـــــــود |
| Gece Nöbeti'nin bir adamı olmak istiyorsan ödemen gereken bedel budur. | Open Subtitles | ذلك هو الثمن الذي تدفعيه لكي تكوني من ضمن حرس الليل |
| Silahlı koruma olursa geri çekilir ve ertesi günü bekleriz. | Open Subtitles | إن كان ثمة حرس مسلح، ننسحب و ننتظر اليوم التالي. |
| Resimli kimlik. güvenlik görevlisi. İmzalı giriş-çıkış. | Open Subtitles | الهوية ذات الصورة، حرس الأمن، تسجيل الدخول والخروج |
| Bende sahil güvenlik sertifikası, yeni tapu ve satış faturası var. | Open Subtitles | لدي اسماء المالكين السابقين وترخيص حرس السواحل وفاتورة بيعك القارب |
| Sahil güvenlik Müfrezesi 22 er ve bir subay ile emir ve görüşlerinize hazırdır komutanım. | Open Subtitles | فصيل حرس الساحل. الأفراد 22 جاهزون لأداء الواجب |
| Sınır devriyesi, sınırın bizim tarafında çoklu cinayet vakası tespit etmiş. | Open Subtitles | حرس الحدود إكتشفوا حادثة قتل جماعية في هذا الجانب من الحدود |
| Sınır devriyesi'nin bir tehdide karşı tepki süresinin saatler ve günler sürdüğü sınır bölgeleri var. | TED | وهناك مناطق حدودية حيث سرعة استجابة حرس الحدود فيها على التهديدات تبلغ من ساعات إلى أيام، |
| Birleşik Devletler Sınır devriyesi. | Open Subtitles | تعال هذه دورية حرس الحدود للولايات المتحدة |
| Demek öyle. Muhafızlar nerede? | Open Subtitles | اغربوا عن وجهي أيها الخونة أين حرس الإمبراطور؟ |
| Muhafızlar ve hizmetçiler öldürüldü, ve bunu bizi zayıf göstermek için yaptılar. | Open Subtitles | حرس وخدم تم قتلهم لقد دخلوا فقط لانهم ضنونا متساهلين |
| Kampüs güvenliği acil bir sorunla karşılaştı bu yüzden tüm öğrencilerin derhal Hammonds Hall'ı boşaltması gerekiyor. | Open Subtitles | حرس الجامعة لديه دلائل تدفعه لطلب إخلاء طاريء وفوري للمبنى |
| Gece Nöbeti, krallık ile arkada yatanların arasındaki tek şey. | Open Subtitles | حرس الليل هو السد الوحيد بين المملكة وما يقبع في الجانب الآخر |
| Bana koruma lazım değil, burada var. | Open Subtitles | لا احتاج الى حرسا شخصى لى حتى و ان كان المكان هنا يحتاج الى حرس. |
| Daha dün savaşan askerlerimiz, şimdi bir şeref kıtası oluşturuyorlar. | Open Subtitles | القوات التى ذهبت للحرب الأمس يصنعون حرس الشرف الآن |
| - Öncelikle babasının kişisel muhafızlarının gözü önünde onu nasıl kaçıracağımızı düşünmemiz gerekiyor. | Open Subtitles | أولاً علينا تخطيط كيفية اختطافه رغم أنف حرس والده الخاص |
| Köle kızlar ve üzümler. Hadım korumalar. Mükemmel. | Open Subtitles | الخادمات, و العنب حرس مخنث,و كل شيء من الدرجة الأولى |
| Sınır devriyesinin dışarı çıkan bütün araçları durduğunu anlamıştır. | Open Subtitles | تعرف، أحسب أن حرس الحدود سيوقف كل السيارات الخارجة. |
| Saray muhafızlarını kullan. Hatta gerekirse şehrin altını üstüne getir istersen. | Open Subtitles | فقط إستخدم حرس القصر و إقلب المدينه رأسً على عقب إذا رغبت |
| Kampüs polisi sadece bunu gizli tutmakla ilgilendi. | Open Subtitles | حرس الحرم الجامعي كان مهتم فقط بابقاء الامور هادئة. |
| Banka kapandığında, silahlı bir bekçi her zaman burada kalır... ve bir devriye dışarıda nöbettedir. | Open Subtitles | عندما يغلق المصرف يبقى هناك حارس مسلح بشكل مستمر و دورية حرس في الخارج |
| Majesteleri için, bir Romalı şeref muhafızı. | Open Subtitles | -و هؤلاء الرومانيين حرس شرف لجلالته |