| Yastığın hemen yanında... iki tane boş paket, şırıngalar... ve eroini eritmek için kullandıkları bir fincan vardı. | Open Subtitles | .. بجوار وسائدهم .. كان هناك حزمتين فارغتين و حقن و كأس لتذويب الهيروين |
| İki paket zencefilli krema, yarım porsiyon mayalı hamur bir tane konserve ananas, ve bir teneke de Noel pudingi. | Open Subtitles | حزمتين من كريمة الزنجبيل نصف علبة مربى علبة من قطع الاناناس و علبة من بودنغ الكريسماس |
| İki adet 975 gram plastik patlayıcı bir zırhlıyı etkisiz hale getirmeye yeter. | Open Subtitles | حزمتين من975 جرام من بلاستِك دبليو مادة متفجرة كافية لتُعَطِّل مدرعة |
| İki tane 6'lı paketimiz vardı, sen mi aldın? | Open Subtitles | كان لدينا حزمتين من 6 زجاجات ستأخذهم ؟ ؟ |
| Para demişken, sağlam bir iş var. Tatil zamanı iki tekne mal getireceğim. İki tekne mi? | Open Subtitles | بالتحدث عن هذا، لقد أحضرت حزمتين من أجل بدأ العطلة |
| Öncelikle yarın iki devasa güneş patlamasının 11.18 ve 11.53'te geleceğini bilmelisiniz. | Open Subtitles | أول ما يجب أن تفهمه أن هناك حزمتين إشعاعيتين ضخمتين آتيتن غدًا في 11: 18 صباحًا وفي 11: |
| Sonunda dev bir yüzük şeklinde makinelerimiz oldu ve bunlarla iki parçacık ışınını, birbirine zıt yönlerde saçın kalınlığından daha ince şekilde sıkıştırıyor ve paramparça ediyoruz. | TED | وفي النهاية، توصّلنا إلى الآلات الضخمة ذات الشكل الدائري التي تأخذ حزمتين أشعة من الجسيمات في الاتجاه المضاد، وتضغط عليهم لتصبح أصغر من عرض الشعر وتسحقهم مع بعضهم البعض. |
| Ayrıca onların yanında da daha önceden kullanılmış iki boş paket daha varmış. | Open Subtitles | كان هناك حزمتين أخرتين بالقرب منهما |
| İki tomarının içeri getirilmesini istiyorum. | Open Subtitles | واريد حزمتين لاحضارهم هنا. |
| İlk iki güneş patlaması yarın tam olarak manyetik kutupların yer değiştirdiği anda Kuzey Amerika'yı vuracak. | Open Subtitles | "أول حزمتين شمسيتين هائلتين سيضربا أمريكا الشمالية غدًا.." "في ذات اللحظة التي سيؤدي فيها إنعكاس القطبين لخلق قوة مغناطيسية هائلة" |
| İki. | Open Subtitles | حزمتين |