Siyah bıyıklı balina olduğun için daha saldırganca şeylere hazırlıklıydım. | Open Subtitles | لقد كُنت مُستعد لواحدة أكثر عنف بما أنكِ حوت أسود |
Plajdan 20 adım ötede çürüyen yarım bir katil balina var. | Open Subtitles | يوجد نصف حوت مفترس يتعفن لا يبعد 20 قدم عن الكوخ |
Plajdan 20 adım ötede çürüyen yarım bir katil balina var. | Open Subtitles | يوجد نصف حوت مفترس يتعفن لا يبعد 20 قدم عن الكوخ |
Bu 50 mil uzaktaki mavi balinanın sesi, kambur balinaya göre uzakta. | TED | هذا صوت حوت ازرق من على بعد 50 ميل نفس المسافة التي كان يبعدها الحوت المحدب |
Burada Güneyli gerçek balinamız var ve burada Kuzey Atlantik gerçek balinası, Florida kıyısı açıklarında bir anne ve yavrusu. | TED | لدينا حوت الحق الجنوبي التي نراها هنا وحوت شمال الأطلسي الحق الذي نراه هنا لحظة خروجه قبالة ساحل ولاية فلوريدا. |
Kısa bir süre öncesine kadar, okyanuslarda 300.000 mavi balina yaşıyordu. | Open Subtitles | عندما ومنذ مدة ليست بعيدة ثلاثمائة ألف حوت أزرق جابتْ المحيطاتُ |
Dilerim bir balina onu yemiş, sıçmış, sonra tekrar yemiştir. | Open Subtitles | آمل أن يكون قد أكله حوت وتغوّطه ثم أكله مجدّداً |
Zaten kışkırtıcı çikolatalı pastamız var, şeftalili tartımız, "balina şeklinde pastamız,"mantı dolmam... | Open Subtitles | نحن بالفعل لدينا طعام الشرير شراب الخوخ حلوى على شكل حوت وفطر |
Sonra bir balina gelip beni yedi. Nasıl olduğunu sorma. | Open Subtitles | ثم أنا أكلت بواسطة حوت لا تسأل كيف حدث ذلك |
Bu tıpkı bir keki kesmek gibi, fakat bu kek bir balina derinliğinde. | TED | تبدو وكأنها كقطع الكعك إلا ان هذه الكعكة تبدو تقريبا بعمق حوت |
Evcil hayvan olarak mavi bir balina alan fakat bu yüzden başına türlü şeyler gelip, hayatı alt üst olan bir çocuğu anlatıyor. | TED | إنها عن طفل حصل على حوت ازرق أليف لكنها عقوبة وأفسدت حياته. |
Kendinden adresli ve pullu zarfı gönderiyorsunuz, biz de size bir balina gönderiyoruz. | TED | ويمكنك إرسال رسالة ذاتية مختومة ومغلفة وسنرسل لك حوت. |
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu. | TED | وتحررت روحي مثل حوت ضخم ينساب في بحر البهجة الصامتة |
Bunu gecen yil aldim. Bunlari bulmak cok zor. Alirim -- eger birilerinin bana satmak istedigi bir balina iskeleti varsa, | TED | اشتريتها السنة الماضية ومن الصعب الحصول عليها أذا وجدت أي شخص لديه جمجمة حوت ويريد أن يبيعها لي |
Kaydedilen bir oturumda, kambur balina 22 saat şarkı söyledi. | TED | في جلسة مسجلة واحدة، استطاع حوت أحدب الغناء لمدة 22 ساعة. |
Bir balina tarafından şahsen incelenmek pek başka birşeye benzemez. | TED | لا يوجد مثيل لأن يقوم حوت بإستكشافك شخصياً. |
Bu hızlı hareket eden konteynır gemisi tarafından ve çarpmaktan kıl payı kurtulmuş bir balina. | TED | في الصورة يتوضح حوت كاد ان يسحق بواسطة سفينة شحن .. ه هو تفادى الارتطام |
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi? | TED | هذا لحم حوت صورته عندما كنت في متجر مأكولات في توكيو أهو لحم حوت فعلا؟ |
Bu balinanın beyni bir çok insandan daha çok çalışıyor, iyi para yapar. | Open Subtitles | هو حوت مَع مخ أكبر مِنْ أكثر الناس قادر على كَسْب الدولارات |
Gemilerinin gövdesinde felaket bir delik açan bir ispermeçet balinası tarafından darbe aldılar. | TED | هاجمهم حوت العنبر و أحدث ثقبًا هائلاً في هيكل السفينة |
Atalarımız bir balinayı öldürmeye çalışırken yaralamışlar. | Open Subtitles | حاول آبائنا مرة أنْ يقْتلوا حوت وجرحوه فقط |
Genelde oyuna, ergin balinayla birlikte bir de yavru katılır. | Open Subtitles | غالباً ، ما يشترك في اللعب مع الحوت البالغ حوت أصغر |
Gördüğüm en büyük balinaydı bu | Open Subtitles | سأكون امين معكم هذا اكبر حوت انا رأيته |