| Yeter. Karım Bana ihanet etti. Hepimize etti. | Open Subtitles | توقف ، زوجتي قد خانتني لقد خانتنا جميعاً |
| Bana ihanet eden bir karım vardı. Aynı şeyi iki oğlum da yapmıştı. | Open Subtitles | ـ لقد كان لدي زوجة خانتني و ابنان فعلوا بالمثل قبلك |
| Bana ihanet etti ve sizler de benim en yakın arkadaşlarımsınız ve benim yanımda olacaksınız çünkü dostlar böyle yapar. | Open Subtitles | ،أعني بما أنها خانتني و أنتن صديقتاي المقربتان لهذا، ستقومون بدعمي لأن هذا ما يفعله الأصدقاء |
| beni aldattı, bu yüzden ayrıldık. | Open Subtitles | لقد خانتني, هذه هي الطريقه التي انتهت بها العلاقه |
| Babamı değil de beni aldatmış sanki. Tuhaf. | Open Subtitles | وكأنها خانتني أنا وليس أبي أليس هذا مقرفاً؟ |
| - Ben de tüm gün ortağım beni sattı mı acaba diye merak ediyordum. | Open Subtitles | وكُنتُ أتساءل لو شريكتي قد خانتني طوالَ اليوم. |
| Ben 18 yaşında ve oldukça yakışıklıyken ilk sevgilim beni aldatmıştı. | Open Subtitles | في الثامنة عشر، حين كنت حسن المظهر, خانتني عشيقتي الأولى. |
| Anneni kurtarmak için Bana ihanet etti ve o olay, kariyer planlarıma ciddi bir köstek oldu. | Open Subtitles | خانتني لإنقاذ والدتك وهذا شكل عقبة كبيرة في خططّ مهنتي |
| Bana ihanet ettikten sonra o yüzüğü hak etmiyor artık. | Open Subtitles | هي حقاً لاتسحق خاتم زفاف ليس بعد ان خانتني |
| Ölmesine müsaade etmek zorunda olmam yazık oldu ama seni buraya getirerek Bana ihanet etti. | Open Subtitles | من المؤسف أنهٌ كان علي أن اتركها .. لكن بجلبك لها هنا قَد خانتني |
| Hayal bile edemeyeceğin bir şekilde Bana ihanet etti. | Open Subtitles | لقد خانتني بطريقة لا يمكن لك حتى تخيّلها |
| Kahverengi gözlü tatlı çikolatam Bana ihanet mi etti? | Open Subtitles | هل تلك الاعين ذات لون الشكولاته اخيرا خانتني ؟ |
| Lütfen yapma! Öz kardeşimin Bana ihanet ettiğine inanamıyorum. | Open Subtitles | أرجوك, لا تفعل لا أصدق أن شقيقتي قد خانتني |
| Duygusal, çıkarcı ve beş para etmez bir anne hakkında ve bunca zaman Bana ihanet etmişti. | Open Subtitles | إنه عن أمي المتلاعبه عاطفياً وكل الأوقات التي خانتني فيها |
| Onu örnek olsun diye yaptım, çünkü Bana ihanet etti. | Open Subtitles | لقد جعلت منها عبرة لأنها خانتني |
| Kendi evliliğime bakınca, 16 yıllık karım, ve çocuklarımın annesi beni aldattı. | Open Subtitles | وبالنسبةلزواجي, زوجتيمنذ16 عاماً, وأمأبنائي, خانتني |
| Çünkü kardeşim benimle konuşmuyor karım beni aldattı, gidecek hiç bir yerim yok ve yüzüme kocaman bir dava çarpmak üzere. | Open Subtitles | لأن أخي لا يريد التحدث معي و زوجتي قد خانتني و ليس لدي مكان اذهب اليه و انا على وشك ان أخذ صفعة دعوى قضائية كبيرة |
| O kız ibret-i alem oldu, çünkü beni aldattı. | Open Subtitles | لقد جعلت منها عبرة لأنها خانتني |
| Jackie beni aldatmış. | Open Subtitles | جاكي) خانتني) ! |
| - Kadın beni sattı. | Open Subtitles | خانتني الفتاة |