| Şu anda, düşman hattının 50 km uzağında olmamız endişe verici. | Open Subtitles | والان اعتبارا من هذه اللحظه فنحن 50 كم خلف خطوط العدو |
| Şu anda, düşman hattının 50 km uzağında olmamız endişe verici. | Open Subtitles | حسب علمنا . فنحن نبعد 50 كيلو متر خلف خطوط العدو |
| Evet, düşman hattının gerisinde büyük bir silah bulmak üzereyiz, Çavuş. | Open Subtitles | نعم، بطبيعة الحال. خلف خطوط العدو العثور على سمكة كبيرة جدا. |
| Siz beşinizin Düşman hatlarının arkasına geçerek, dikkat çekmeden kubbeye gizlice girebileceğinize ve bu şifreleme modülünü çalabileceğinize inanıyoruz. | Open Subtitles | اننا نؤمن انكم الخمسة يمكنكم ان تسللوا خلف خطوط العدو بدون اية انتباه الى انفسكم ونسرق جهاز التشفير هذا |
| Afganistan'da bir helikopter pilotuydun, ama emirlere karşı gelip Düşman hatlarının arkasındaki bir sağlıkçıyı kurtarmaya çalıştığın için ordudan atıldın. | Open Subtitles | كنتَ قائد مروحية بأفغانستان لكن صَرّحناك بِشرف بِسبب عِصيان الأوامر و محاولة إنقاذ المُسعفين خلف خطوط العدو |
| Nihayet düşman hattından geçebileceğiz. | Open Subtitles | إذن , أخيراً سنسير عبر خطوط العدو |
| Kafanızın içindeyseniz, düşman hattının gerisindesiniz. | TED | إذا بقيت متمسكا بأفكارك، فأنت وراء خطوط العدو. |
| Ama adamlarımı düşman hattının gerisinde bir göreve göndermem ... kesinlikle gerekli değilse. | Open Subtitles | لكني لا آمر خيرة رجالى بمهمة خلف خطوط العدو اذا لست جازما بضرورتها المطلقة |
| Bu film, Irakta düşman hattının gerisinde mahsur kalan bir SAS timinin gerçek hikayesine dayanmaktadır. | Open Subtitles | هذا الفيلم مبني على قصة حقيقية لدورية س ا س خلف خطوط العدو داخل العراق |
| Görev icabı yaptığı kahramanlığı sebebiyle düşman hattının arkasına başarıyla sızması kurnazlığı ve onuruyla, bağımsızca kazandığı zaferi sebebiyle Yüzbaşı John Boyd. | Open Subtitles | لبطولته ولتلبيته نداء الواجب ولنجاحه في اختراق خطوط العدو وتحقيق النصر بمفرده |
| düşman hattının arkasında olunca öyle derler. | Open Subtitles | هذا ما يطلقونه عليه ، عندما تكونين على وشك التجاوز ، خلف خطوط العدو |
| düşman hattının gerisinden, kalesinden bildiriyorum. Erkek zihninin derinlerindeki faaliyetleri mikroskop lamı... | Open Subtitles | أنا أصور من خلف خطوط العدو الحصن إذا أردتم |
| düşman hattının gerisinden, kalesinden bildiriyorum. | Open Subtitles | أنا أصور من خلف خطوط العدو الحصن إذا أردتم |
| Guan, yavaşlığın yüzünden Düşman hatlarının gerisinde kalmandan korkuyorum. | Open Subtitles | غوان، أخشى أنك ستكون بطيئا جِدّاً وتَسْقُطَ خلف خطوط العدو |
| Düşman hatlarının ardına sızıp silahı etkisiz hale getireceğiz. | Open Subtitles | . سنتسلل خلف خطوط العدو و نقوم بايقاف تفعيل السلاح |
| Düşman hatlarının gerisinde çok gizli mesajları iletmek için,.. | Open Subtitles | وبتسليم الرسائل في ما وراء خطوط العدو |
| Bizim görevimiz işgal altındaki Fransa'nın Düşman hatlarının gerisine geçmek. | Open Subtitles | مهمتنا هي أن يتم إنزالنا خلف خطوط العدو |
| Düşman hatlarının içersindeyken sinyal vermeyecek kadar zeki biridir o. Efendim. | Open Subtitles | إنها قوية جداً لترك واحد خلف خطوط العدو |
| Sence düşman hattından içeri sokabilir miyiz? | Open Subtitles | أتعتقد أنك تستطيع الوصول عبر خطوط العدو |
| Bu iyi oldu. Yamanaları atlatarak düşman hattını geçmek. | Open Subtitles | تفكير جيد , خداع اليامانييـن بالمرور عبر خطوط العدو |
| 1915'ten beri zaman içinde gelişmiş, el bombaları ve alev makinaları ile silahlanmış, zayıf noktaları araştırmak ve düşman hatlarına hızla ve derinlemesine girmek için eğitilmiş, elit ve mobilize askerler vardı. | Open Subtitles | بتطوّرهم منذ 1915 ، كان هؤلاء هم صفوّة الجنود النقّالين مسلّحون بالقنابل وقاذفات اللهب مُدرّببن على البحث عن النقاط الضعيفة والإختراق العميق والسريع داخل خطوط العدو |
| Hükümetimizin casus veya komando olarak görevlendirdiği ve sonra da Düşman hatlarında kesin bir ölüme veya esarete terk ettiği adamlarımızca. | Open Subtitles | رجال وظفوا من قبل حكومتنا كجواسيس وكوماندوس.. وبعدها تركوا خلف خطوط العدو ليتأكدوا من القبض عليهم وموتهم. |
| Gerek düşman hatlarını geçmede, gerekse karizmaları ile bu güçlü güvercinler kuşlar için bir mucize. | Open Subtitles | سواء خلف خطوط العدو أو العكس فهذه الحمامات القوية فخر الطيور |