| Yok. Aptalca davrandım ve aptallığımın bedelini ödedim. | Open Subtitles | ليس لديّ واحدة، فلقد كنت حمقاء ولقد دفعت ثمن حماقتي |
| Ben...evet, biliyorum, inanan olarak bunun bedelini ödedim, | Open Subtitles | أجل أعرف... لقد دفعت ثمن تصديقي للأمر لكن... |
| Hey-hey! Bak dostum, biletimin parasını verdim. İçeri gireceğim. | Open Subtitles | إسمع يا رجل لقد دفعت ثمن تذكرتي و سوف تسمح لي بالدخول |
| Ve 15 yılını içeride yatarak bunun bedelini ödedi. | Open Subtitles | وقد دفعت ثمن هذا غالياً لقد قضت خمسة عشر عاماً من عمرها هنا في هذا المكان |
| Bu televizyonun parasını ödedim, istediğim yerde istediğim kadar izleyebilirim. | Open Subtitles | دفعت ثمن هذا التلفزيون لذا سأشاهده حينما أريد، في اى حجم أريد |
| Odayı kredi kartıyla ödemiş olma ihtimali var mı? | Open Subtitles | أيّ فرصة أنّها دفعت ثمن الغرفة ببطاقة إئتمانيّة؟ |
| Sessiz kalması için ödedim ve dönüş biletimi aldım. | Open Subtitles | لقد دفعت ثمن سكوتها و إشتريت تذكرتى ثانيه |
| Yolculukta sadece biz olacağız demiştin, bu ayrıcalık için para ödedim. | Open Subtitles | لقد قلتِ بأننا البعثة الوحيدة لقد دفعت ثمن الحصريات |
| Uzun zaman önceydi ve cezasını çektim. | Open Subtitles | ذلك كان مضى إلى الأبد. وأنا دفعت ثمن ذلك. |
| Yakıt ücretini ödedin mi? | Open Subtitles | هل دفعت ثمن الغز الذي علينا ؟ ؟ |
| Biliyorum, parasını ben ödedim. | Open Subtitles | و"فتاة الهوى" ايضاً ، اعلم ، لقد دفعت ثمن كل شيئ |
| Doğru olduğuna inandığım şeyi yaparken bedelini ödedim. | Open Subtitles | لقد دفعت ثمن ما آمنت به وفعلته |
| Sahip olduğum her şeyin bedelini ödedim. | Open Subtitles | دفعت ثمن كلّ شيء أمتلكه |
| Ve yaptığım herşeyin bedelini ödedim. | Open Subtitles | دفعت ثمن أفعالي كلها |
| Bütün gecenin parasını verdim. | Open Subtitles | لقد دفعت ثمن الليلة سلفا |
| Eşyanın parasını verdim. | Open Subtitles | لقد دفعت ثمن الأثاث بالكامل |
| O konuda kafanı yormana gerek yok. Yaptığı şeyleri kanıyla ödedi. | Open Subtitles | لا تشغلي نفسك بها فلقد دفعت ثمن إثمها الدامي |
| Fahişemin parasını ödedim! | Open Subtitles | لقد دفعت ثمن متعتي |
| Oraya iş ile alakalı da gitmemiş ama bunu gizlemek istermişçesine seyahat parasını nakit ödemiş. | Open Subtitles | وقد تحدثت مع المدرسة لم تكن هناك للعمل لكنها دفعت ثمن الرحلة نقداً |
| Sessiz kalması için ödedim ve dönüş biletimi aldım. | Open Subtitles | لقد دفعت ثمن سكوتها و إشتريت تذكرتى ثانيه |
| "Lizzitli" bir şey için para ödedim ve sonuçta Paskalya yumurtası aldım. | Open Subtitles | لا، لا لقد دفعت ثمن شيء لذيذ وأنظر علما حصلت، بيض شم النسيم |
| Gençken onunla şaibeli bir anlaşma yaptım ve cezasını çektim. | Open Subtitles | حينما كنت شاباً، قمت بعقد صفقة غامضة معه ولقد دفعت ثمن ذلك - ومن قال أنّني سأعقد نفس تلك الصفقة ؟ |
| Hadi ama, Ray, bahsi kaybetmedin, dersin ücretini ödedin. | Open Subtitles | بربك (راي) أنت لم تخسر الرهان لقد دفعت ثمن درس |
| parasını ben ödedim. | Open Subtitles | لقد دفعت ثمن كل شئ |
| Hayır hayır, ben üç hap parası ödedim.. | Open Subtitles | لا ، لا لقد دفعت ثمن ثلاث حبّات |
| Derslerimin kitaplarımın ve ilaçlarımın parasını ödüyorum ve şimdi beş parasızım. | Open Subtitles | لقد دفعت ثمن دروسي وكتبي وثمن دوائي والآن أنــا مفلس. * Adderall: |