| Savaş yokken bile posta hizmetlerinin nasıl ağır aksak olduğunu sen de bilirsin. | Open Subtitles | تعلم كم هي غير متوقعة تلك خدمات البريد حتى من دون وجود الحرب |
| Elimizde kanıt yokken olmaz, Sayın Adalet Bakanı. | Open Subtitles | دون وجود ثمّة دليل فعليّ أيّها النائب العام، فلا يمكن ذلك. |
| Ryuzaki yokken her şey çok kolay. | Open Subtitles | إنه سهل جداً من دون وجود ريوزاكي هنا |
| Kanıt olmadan mı? Bizi sepetlerler. Ben burada kalıyorum. | Open Subtitles | دون وجود أدلة، سيقومون بطردنا سأبقى هنا، أنا بحاجة لأن أرى بنفسي |
| Avukatım burada olmadan bunları kabul eder miyim? | Open Subtitles | أتعتقد بأنني سأتفوه بشيء دون وجود المحامي الخاص بي؟ |
| Uçakların arkasında sabit duran bir nesne olmadığı sürece ne kadar hızlı ilerlediğimiz hakkında bir fikrimiz olamayacak. | Open Subtitles | دون وجود سحب خلف الطائرات لن نشعر بسرعة حركتنا لم نحصل على أي إحساس بتناسب الحركة |
| Kanıt olmaksızın, bu sadece bir teori. | Open Subtitles | دون وجود أدلة، انها مجرد نظرية. قام خلاله، فهو دقيق. |
| Onu, takip edip etrafta kimseler yokken, öldürecektin. | Open Subtitles | لتتمكن من قتلها دون وجود أحد بالأرجاء |
| New York'ta trafik yokken taksiye bin. | Open Subtitles | ركوب سيّارة أجرة مدينة "نيويورك" دون وجود إزدحام. |
| Mesajımızı alacak kimseler yokken neden Henry'i o cehennem ateşine yeniden atacağız ki? | Open Subtitles | لمَ علينا إعادة (هنري) إلى ذلك الجحيم المشتعل دون وجود مَنْ يستلم رسالتنا؟ |
| Kararımızı tutuklu yokken vereceğiz. | Open Subtitles | سنتخذ قرارنا دون وجود النزيل |
| Kararımızı tutuklu yokken vereceğiz. | Open Subtitles | سنتخذ قرارنا دون وجود النزيل |
| Peder ortada yokken Hanna ile konuşmalıyız. | Open Subtitles | علينا أن نتحدث إلى (هانا) من دون وجود الكاهن |
| Yetişkin olmayan kızları yanlarında ebeveyn olmadan mı sorguluyorsunuz? | Open Subtitles | أنت تحقق مع قاصرين دون وجود بالغ معهم ؟ |
| İnsanlar burada öyle korkuluk olmadan mı dolaşıyor? | Open Subtitles | هل الناس يمشون هنا من دون وجود سياج؟ |
| Aylarca aileleri yanlarında olmadan mı? | Open Subtitles | من دون وجود أبويهما لمدة أشهر؟ |
| Baban burada olmadan da yiyebilirsin. | Open Subtitles | يُمكنكنّ أن تأكلن من دون . وجود والدكنّ بالغرفة |
| Uşaklar burada olmadan konuşabilir miyiz efendim? | Open Subtitles | أيُمكن أن نتحدث دون وجود الخادم، سيدي؟ |
| Bunu yürütebilmenin bir yolunu bulmam gerek. Lance burada olmadan onunla bağlantı kurabilmeliyim. | Open Subtitles | عليّ إيجاد طريقة لينجح هذا معي، لأرتبط به دون وجود (لانس) هنا. |
| "Aklın olmadığı bir evren düşünemezsiniz." diyor. | Open Subtitles | تقول أنه لا يمكن وجود كون دون وجود فكر عنه |
| Başlarında biri olmaksızın suya girmemeleri için dikkatli ol. | Open Subtitles | تأكدى من عدم ذهابهم إلى المياه دون وجود من يراقبهم |