| Ne olmuş? ben de çocuk yapmak istiyorum. Ne acelesi var ki? | Open Subtitles | و ماذا فى ذلك, أنا أرغب بالأطفال أيضاً و لكن لما الإستعجال؟ |
| Linda Ryan'ı oyalarken, ben de aşağıya yani şuraya Lem'le Phil'in kapısında bekliyor olacakları ana bilgisayar odasına ineceğim. | Open Subtitles | عندما تفعل ليندا ذلك أنا سأحضر الشارة الى هنا حيث أن ليم و فيل ينتظرون خارج غرفة الكمبيوتر الكبرى |
| Evet? Pekala, Bu benim de hoşuma gitmiyor,ama ben işimi yapıyorum. | Open Subtitles | لم أود فعل ذلك أنا فقط أقوم بعملي |
| - "Gel" dediğimi duydun mu? bunun için tartışmak anlamsız. | Open Subtitles | . لا يوجد سبب وجيه للمجادلة بسبب ذلك أنا آسفة |
| O anda, "Tanrım, bu ben olabilirdim" dedim. | Open Subtitles | وتصورت، اللعنة، كان يمكن أن يكون ذلك أنا. |
| Gerçi umurumda da değil yani. Önce aynı odayı paylaşacaksınız dediniz, paylaştım. | Open Subtitles | وبجانب ذلك, أنا لا أهتم حقاً, في البداية جعلتني أشاركها في نفس الغرفة, شاركتها في نفس الغرفة |
| - Ben yakalanıp bu işi yapmam yasaklanmadan önce başarısız olduğunu söyleyecektim. | Open Subtitles | كنت سأقول ذلك أنا من كان سيقول ذلك كَانتْ فاشلَه قبل كونى أُمَسكتْ وأبعدتْ |
| Sen anlatıyorsundur da ben anlamıyorum. | Open Subtitles | متأكد بأنّ ذلك أنا. متأكد بأنّني لا أفهم قصدك |
| Tuhaf olansa bu konuda ben de şüpheye düşmeye başladım. | Open Subtitles | الأمر الغريب هو أنّني بدأتُ أتساءل عن ذلك أنا أيضاً |
| Tuhaf olansa bu konuda ben de şüpheye düşmeye başladım. | Open Subtitles | الأمر الغريب هو أنّني بدأتُ أتساءل عن ذلك أنا أيضاً |
| ben de antrenman sahamda bir kamyon görsem öyle yapardım. | Open Subtitles | كنت لأفعل ذلك أنا أيضا إذا رأيت شاحنة في نطاقي |
| Bu benim-- Bu benim ilk golüm! | Open Subtitles | كان ذلك... أنا سجّـ... كان ذلك هدفي الأوّل! |
| Ve durup "Bu benim" diye düşündüğün. | Open Subtitles | وتفكر قائلاً،"ذلك أنا" |
| Sarah'ın Fiddler'ı. Bu benim! | Open Subtitles | ( (فيدلر إين سارا، ذلك أنا |
| Şimdi bunun olması durumunda saatlere ve güveninize ihtiyacım var. | Open Subtitles | الآن من أجل حدوث ذلك أنا بحاجة لأربع ساعات وثقتكم |
| bunun olmasına izin veremezdim. Bilirsin, prensipleri olan bir adamım. | Open Subtitles | . لم أكن لأسمح بحدوث ذلك أنا صاحب مباديء ، كما ترى |
| bunun için tartışmak anlamsız. Üzgünüm. | Open Subtitles | . لا يوجد سبب وجيه للمجادلة بسبب ذلك أنا آسفة |
| Eğer Caroline ile birisi konuşacaksa, bu ben olmalıyım. | Open Subtitles | إذا كان هناك من سيكلم كارولين سيكون ذلك أنا |
| Ayrıca biri gitmek zorunda kalacaksa bu ben olacağım. | Open Subtitles | وإذا كان هناك شخص سيذهب فسوف يكون ذلك أنا |
| Gerçi, Taş Devri'nden kalma olsa bile babanın hala yakışıklı olduğunu düşünmene sevindim. | Open Subtitles | وومع ذلك أنا مسرور بأنك مازلت تعتقدين بأن والدك شيطان وسيم قديم. حتى اذا كان ينتمي للعصر الحجري |
| - Öğrendiğim herşey için çok memnunum. - ben de. | Open Subtitles | على أى حال أنا سعيد لأنه واتتنى الفرصه لإكتشاف ذلك أنا أيضاً |
| Ayrıca, faturalandırmayı da ben yapıyorum. | Open Subtitles | بالإضافة الى ذلك, أنا اقوم بالمحاسبه |