| iki yıl evli kalmışlar. Biz 34 yıldır birlikteydik ve O aptal gerekli değişiklikleri yapmamış. | Open Subtitles | عشنا مع بعضنا طوال 34 عاماً و لم ينهي ذلك الأحمق تلك المستندات |
| O aptal yüzünden hakkında yazılan daha fazla kötü haberi kaldıramam. | Open Subtitles | لا أتحمل معاناة جديدة مع الإعلام بسبب ذلك الأحمق |
| Dünyada bir savaş olsa, bu aptal muhtemelen silah partisi verir. | Open Subtitles | إن كان هنالك حرب في هذا العالم، قد يمنح ذلك الأحمق الحزب معروفاً |
| o salak sakar, onunla aynı bedeni paylaştığımızı anlamadı bile. | Open Subtitles | ذلك الأحمق المترهل لا يدرك حتى بأنني أستخدمه كوقت مشترك |
| Beni cezalandırmak içinde o ahmak herifle evleniyorsun | Open Subtitles | ولكي تنتقمي مني فإنكِ ستتزوجين ذلك الأحمق |
| Ve eğer o pislik buraya gelirse aşkımın üzerine yemin ederim ki, onu köpekler gibi öldürürüm. | Open Subtitles | و لو جاء ذلك الأحمق إلى هنا. أقسم بحبي، أنني سأقتله كالكلب. |
| Zirzop herif hiçbirimizin bir şeyden uzun süre zevk almasına izin vermezdi. | Open Subtitles | ذلك الأحمق حرص أن لايجعل أيّ منا سعيد بمدة كافية لنستمتع بأي شيء |
| O hıyar babam oluyor. | Open Subtitles | ذلك الأحمق هو والدي |
| Şu aptal Amelung, ben Paul'u aramaya gittiğime bağırmak zorundaydı. | Open Subtitles | ذلك الأحمق أميلونج صرخ بأنني ذهبت لأبحث عن بول |
| İlk sırada: "O aptal güneş kıyafetiyle ne yapıyor?" | Open Subtitles | التعليق الأول: ماذا يفعل ذلك الأحمق بزي الشمس؟ |
| O aptal için, Şuradan şuraya gitmem. | Open Subtitles | سأبقى هنا لن أذهب لأجل ذلك الأحمق |
| Boğazını kestiğimizde O aptal bize... ne hata yaptığını sordu. | Open Subtitles | ... وعندما ذبحناه سألنا ذلك الأحمق بماذا أخطأ ... |
| O aptal yine ne saçmalıyor ha? | Open Subtitles | ماذا يقول ذلك الأحمق من نسل هاجر ؟ |
| O aptal ritmimi bozdu, ne diyordum? | Open Subtitles | شتتني ذلك الأحمق مالذي كنت أقوله؟ |
| Evet. O aptal büyük bir hata yaptı. | Open Subtitles | أجل، ذلك الأحمق ارتكب خطأ كبيرًا |
| bu aptal herif bu lanet şeyleri hep Cuma günlerine koyuyor. | Open Subtitles | ذلك الأحمق دائمًا يضع هذه الأمور يوم الجمعة |
| bu aptal ne yapıyor şimdi? | Open Subtitles | ما الذي يفعله ذلك الأحمق الآن؟ |
| Saldırıya uğramıştım, ama buna karşılık o salak hayatını kaybetti. | Open Subtitles | أنا هوجمت، لكن ذلك الأحمق فقد حياته بدلاً من ذلك |
| o salak çok kibar biridir ama bir kere eline raketi aldı mı bambaşka biri olur. | Open Subtitles | ذلك الأحمق لطيف في الحقيقة لكنه عندما ينهض ليضرب فإنه يكون مختلف بالكامل |
| o ahmak yüzünden hapsi boylayacağımızı biliyorsun, değil mi? | Open Subtitles | تعلم أنّنا سيزجّ بنا إلى السجن بسبب ذلك الأحمق. |
| Sonra o pislik için Seattle'a taşındım. | Open Subtitles | ثم إنتقلتُ للعيش في "سياتل" لأجل ذلك الأحمق. |
| Marketteki it herif için yardımın lazım. | Open Subtitles | أنا بحاجة لمساعدة مع ذلك الأحمق في المحل |
| O hıyar beni bir odaya kilitledi. | Open Subtitles | ذلك الأحمق حبسني فى غرفة. |
| Alın Şu aptal herifi karşımdan. | Open Subtitles | خذوا ذلك الأحمق من أمامى |
| O puştu yakalayıp hapse tıksanız nasıl olur? | Open Subtitles | لمَ لا تجلبُ ذلك الأحمق وتُلقي به في السجن؟ |
| O aptalı durduracak kadar önce. | Open Subtitles | منذ فترة كافية لردع ذلك الأحمق. |