| Onu yapabilir miyim, bilmiyorum. Bunu seninle artık nasıl yürütürüm bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أعلم إن كنتُ أستطيع فعل ذلك لا أعرف كيف، معكِ |
| Niye devam ediyorum, bilmiyorum ki! Niye devam ediyorum? | Open Subtitles | ، أنا فقط لا أعرف لماذا على تحمّل ذلك . لا أعرف لماذا |
| Fakat nasıl oturduklarını bilmiyorum. | Open Subtitles | بالرغم من ذلك لا أعرف كيف كانوا يجلسون عليها |
| bilmiyorum belki de onun hakkında iyi şeyler hissetmiyorum. | Open Subtitles | انه فقط ذلك لا أعرف . لدي شعور غير جيد بهذا الرجل |
| Kheb'deki rahip de söyledi bunu bana. O zaman ne manaya geldiğini anlamadım, hala da bilmiyorum. | Open Subtitles | الرااهب في خب أخبرني ذلك لا أعرف ماذا قصد حينها ولا زلت لا أعلم |
| Ama madem ben en zeki iyinin en iyisi ve en başarılı insan değilim o zaman kim olduğumu bilmiyorum. | Open Subtitles | ولكن اذا لم اكن انا الأذكى وافضل الجميع واكثر الناس نجاحا وبعد ذلك لا أعرف من أنا |
| Bunu yapmayan biriyle tanıştığımda nasıl tepki vereceğimi bilmiyorum. | Open Subtitles | وعندما أقابل شخصا لا يريد ذلك لا أعرف كيف أتصرف |
| Bunu yapmayan biriyle tanıştığımda nasıl tepki vereceğimi bilmiyorum. | Open Subtitles | وعندما أقابل شخصا لا يريد ذلك لا أعرف كيف أتصرف |
| Her gün bir avuç dolusu hap içmekten hoşlanmadığımdan değil ama iki ay oldu ve senin hakkında hâlâ bir şey bilmiyorum. | Open Subtitles | , ليس تناول مجموعة من الحبوب ممتعاً . . لكن أنا هنا منذ شهرين و مع ذلك لا أعرف شيئاً عنكِ |
| Bu evi satmak ve sonrasında, bilmiyorum belki biyerlere gitmekti. | Open Subtitles | أن أبيع هذه الشقة وبعد ذلك لا أعرف ، أذهب إلى مكان ما |
| Öyle demek istemedim! Ne dediğimi bilmiyorum. | Open Subtitles | لم أقصد أن أقول ذلك لا أعرف ماذا أقول |
| Hayır. sanırım ben. bilmiyorum, bu çok kafa karıştırıcı. | Open Subtitles | لا , لا أعتقد ذلك لا أعرف هذا معقد جداً |
| Sonra ne olduğunu bilmiyorum! | Open Subtitles | أنا لا أعرف ما حدث بعد ذلك لا أعرف |
| Yoksa ne yaparım bilmiyorum. Yemin ederim, kendimi camdan atacağım! | Open Subtitles | غير ذلك, لا أعرف ماذا سأفعل اُقسم أني قد أقفز من النافذة! |
| Ailemin yanına. Sonrasını bilmiyorum. | Open Subtitles | إلى والدي أولاً وبعد ذلك لا أعرف |
| Noel'deyiz ve her şey... bilmiyorum. | Open Subtitles | إنه عيد الميلاد ومع ذلك .. لا أعرف |
| Evet, bu konuda üzgünüm. İçimde ne olduğunu bilmiyorum. | Open Subtitles | أنا آسفة علي ذلك لا أعرف ماذا حدث لي |
| Bunun dışında size ne söyleyebileceğimi bilmiyorum. | Open Subtitles | غير ذلك لا أعرف حقاً ما أخبرك به |
| Ted, bunu hak ettin. Sen olmasan ne yapardım, bilmiyorum. | Open Subtitles | تيد أنت تستحق ذلك لا أعرف ماذا أفعل |
| Çünkü başına ne geldiğini bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أظن ذلك لا أعرف ماذا حدث لكِ |