| Başından beri, bizim üzerimizde çalışan, zayıflıklarımızı keşfeden ve amirlerine rapor eden bir uzaylı olduğunu düşünüyorum. | Open Subtitles | لطالما ظننت أن السبب هو أن تدرس طبيعتنا تكتشف نقاط ضعفنا و أن تخبر رؤساءك الفضائيين بذلك |
| Yeminle, bana bir daha dokunursan amirlerine bana saldırdığını söylerim. | Open Subtitles | إن لمستني ثانية، أقسم بالله إنني سأخبر رؤساءك أنك اعتديت علي. |
| Taşınmadan önce patronların sana iki yıl hapis yattığımı mutlaka söylemişlerdir. | Open Subtitles | أنت تعلم بالتأكيد، عرفت ذلك من رؤساءك قبل أن تتحرك أنني سجنت لمدة عامين |
| Bu adamların senin patronların olduğuna inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أستطيع تصديق أنّ هذين الشخصين هم رؤساءك |
| Bunu yapan kişi, her ne kadar senin baban olsa da, görevin olarak, üstlerini herhalde bu konuda bilgilendirmişsindir. | Open Subtitles | من المفترض، إذا كان الوضع كذلك مع أبيك كان عليك أن تخبر رؤساءك كواجبك |
| Neden amirlerini buraya getirmiyorsun? | Open Subtitles | ولماذا لا تحضر رؤساءك هنا؟ |
| Üstleriniz bu mesajı hiç almamış. | Open Subtitles | رؤساءك لم يتلقوا أبدا هذه الرساله |
| Paul, eğer ters giden bir şeyler varsa, belki de amirlerine gitmelisin. | Open Subtitles | (بول), إن كان ثمة شيء خطأ يحدث فربما عليك إخبار رؤساءك |
| Beni dava et. Yada daha iyisi patronların etsin. | Open Subtitles | قاضنى إذاً أو إجعل رؤساءك يفعلوا ذلك |
| - patronların oyunu sevdi? | Open Subtitles | -لقد حازت اللعبة على إعجاب رؤساءك |
| Ayrıca karıştığı bu talihsiz olaylardan Birleşik Devletler Deniz Kuvvetlerinin aklanması konusunda üstlerini bilgilendirmen için buradayım. | Open Subtitles | ولي اعلمك انه يجب على رؤساءك تبرئة اسم البحرية الامريكية من التدخل بهذه الظروف السيئة |
| Neden amirlerini buraya getirmiyorsun? | Open Subtitles | ولماذا لا تحضر رؤساءك هنا؟ |
| Eminim Üstleriniz çok etkilenecek. | Open Subtitles | أنا متأكد أن رؤساءك سيعجبون بها كثيرا |