| Belki de gerçekten erken kalkması gerekiyordur. Soğukkanlı ol. | Open Subtitles | ربما عليها الاستيقاظ باكراً فعلاً لذا فلتهدأ |
| Eğer kararları o vermek istiyorsa Belki de onun vermesi gerekiyordur. | Open Subtitles | إن كانت تريد اتخاذ القرار، فإذا ربما عليها اتخاذه. |
| Şimdiden öğretmenleriyle alay ediyor. Belki de gelip sizlerle alay etmeli biraz. | Open Subtitles | إنها بالفعل متفوقة على معلميها، ربما عليها أن تأتي وتتفوق عليك. |
| Belki de baska bir yere gitmesi gerekir. | Open Subtitles | ربما عليها الذهاب إلى مكان آخر |
| Belki de bir başkası için adalet sağlaması gerekiyor. | Open Subtitles | ربما عليها الحصول على عدالة شخص آخر |
| Belki de kızınız arkadaşlarını daha dikkatli seçmeli. | Open Subtitles | ربما عليها أن تختار أصدقائها بحذر |
| Belki de içkiye biraz ara vermeli. | Open Subtitles | ربما عليها التوقف عن شرب الكحول |
| Belki de tam zıt istikamette gitmeyi düşünmeli. | Open Subtitles | ربما عليها ان تسلك المسار المعاكس |
| Kusması için uyanması gerek Belki de. | Open Subtitles | ربما عليها أن تكون مستيقظة لتتقيأ. |
| Daha çok almalı Belki de, öyle değil mi? | Open Subtitles | ربما عليها أن تحصل على أكثر من ذلك |
| Belki de inanmaya başlasa iyi olur. | Open Subtitles | ربما عليها أن تبدأ من الآن |
| Belki de öyle yapmalı. | Open Subtitles | ربما عليها بالفعل |
| Belki de oraya yerleşir. | Open Subtitles | ربما عليها البقاء |
| Ama Belki de artık düşünmesi gerekiyordu. | Open Subtitles | لكن ربما عليها فعل ذلك |
| Belki de National City'nin yeni kahramanı o olmalı. | Open Subtitles | ربما عليها أن تكون بطلة (ناشونال سيتي) الجديدة |
| Yerim Belki de Belle Reve'dir diyordu. | Open Subtitles | وإن ربما عليها العودة إلى (بيل ريف) |