| 22 yaşında olup da moron olmayan birini göster bana. | Open Subtitles | اخبرريني عن رجل ليس احمقاً في سن الثانيه و العشرين |
| Diyelim ki şansımız yaver gitti yani bayağı bir yaver gitti ve gizli görevdeki bir polis ya da kafadan kontak bir taklitçi olmayan birini bulduk diyelim... | Open Subtitles | لنقل إن حالفنا الحظ أعني، حظ هائل، وعثرنا على رجل ليس شرطيّ متخفي، |
| Buna inancım tam. Dengi olmayan adama inanıyorum. | Open Subtitles | إنما أحمل إيمان في رجل ليس كغيره |
| Annem babam bana, kendi ırkımızdan olmayan biriyle evlenmemi yasakladı. | Open Subtitles | لان والداى قد منعانى من ان اتزوج من رجل ليس من جنسى |
| İngiltere'de sadece iki ayım kaldı ve ben de ölü bile olmayan bir adam üzerinde tüm vaktimi israf ediyorum. | Open Subtitles | ليقول لى أنه بقى لى شهران فى إنجلترا وأننى أهدر وقتى كثيراً على رجل . ليس حتى ميتاً |
| Ölü olmayan bir adamı 7 yıldır radar altında tutmaktan bahsetmiyorum bile. | Open Subtitles | ناهيك عن أخفاء رجل ليس ميتًا بعيدًا عن الأنظار لسبع أعوام. |
| 100 kırbaç bir onbaşı yani dokuz kamçılı kırbacı kullanma becerisi olmayan biri tarafından vuruldu ama hırsız kaçmadı. | Open Subtitles | مئة جلدة ينفذها عريف رجل ليس لديه خبرة باستعمال السوط لكن اللص لم ينكسر |
| Beyaz olmayan birini öpebileceğime inanmıyorum. | Open Subtitles | لا أعتقد أنه يمكننى تقبيل رجل ليس أبيض |
| Beyaz olmayan birini öpebileceğime inanmıyorum. | Open Subtitles | لا أعتقد أنه يمكنني تقبيل رجل ليس أبيض |
| Orada olmayan adama aşık. | Open Subtitles | واقعة في غرام رجل ليس موجودًا |
| Belki de var olmayan biriyle bir ilişki yaşadığımı hayal ettim. | Open Subtitles | ربما تخيلت فقط علاقة مع رجل ليس لها وجود أصلاً |
| Asla kaybetmeyecek bir şeyi olmayan biriyle uğraşmayacaksın. | Open Subtitles | لا تعبث مع رجل ليس لديه شيء ليخسره |
| İçerde bir adamım var, başarmaktan başka bir seçeneği olmayan bir adam. | Open Subtitles | لدي رجل بمكان.. رجل ليس لديه خيار إى أن ينجح. |
| Yani, hiçbir şeyi olmayan bir adam, yeni bir hayata başlamaktan korkmayan ve geçmişini arkasında bırakan bir adam ve bu adam sana aşık. | Open Subtitles | أقصد, إنه رجل أتى من لا شئ، إنه رجل ليس خائف من بدأ حياة جديدة, وضع ماضيه خلفه، وهو رجلٌ واقع في حبكِ. |
| Uğruna yaşayacak hiçbir şeyi olmayan bir adam her şeyi yapabilir. | Open Subtitles | رجل ليس لديه شيء يعيش من أجله , قد يفعل أي شيء |
| Var olmayan bir adamı nasıl öldürsünler ki? | Open Subtitles | كيف يستطيعون قتل رجل ليس له وجود؟ |
| Şu anda götün teki olmayan biri tarafından dışarı çıkarıldım zaten. Peki. | Open Subtitles | أنا في موعد بالفعل مع رجل ليس حقير |