| Bu adam gün içinde sesli mesajlarını sürekli kontrol eden biri. | Open Subtitles | هو من النوعية التي يتفقدون رسائلهم الهاتفية عدة مرات في اليوم. |
| Ve hepsi, tıpkı peygamberlerin mesajları Allah'tan Cebrail ile alması gibi, mesajlarını yukarıdan alıyorlar. | TED | وجميعهم ..وكما الانبياء الذين تلقوا رسالتهم من الله عبر الملاك جبريل .. فقد تلقوا رسائلهم من السماء |
| Dünya çapında harikülade aktivistlermiz var, ancak çoğu zaman mesajları stratejiye dayalı değil ya da ulaşmak istedikleri kitleye ulaşamıyorlar. | TED | لدينا نشطاء رائعون بجميع أنحاء العالم، ولكن عادة، لا تكون رسائلهم استراتيجية، أو لا يصلون إلى الجمهور الذي يريدونه. |
| Mesajlarına bir yanıt vermek isterdim. | Open Subtitles | سأنتهز أي فرصه لكي أرد علي رسائلهم الدمويه |
| Mesajlarına bir yanıt vermek isterdim. | Open Subtitles | سأنتهز أي فرصه لكي أرد علي رسائلهم الدمويه |
| James Mektuplarını ve ziyaretçilerini kontrol altında tutuyor. | Open Subtitles | جيـمس يقـوم بالتـدقيق فـي رسائلهم و يراقب جميـع زيـاراتهم. |
| Adamlarınızın mesajlarını şifrelemesi gerekiyor. | Open Subtitles | يجب على رجالك حقا أن يشفروا رسائلهم النصية |
| mesajlarını okuyamıyor olmam çok kötü. | Open Subtitles | مؤسف أن قرائة رسائلهم الفوريّة أمرٌ ممنوع. |
| İkinci dünya savaşında Almanlar mesajlarını şifrelemek için cihaz yaptılar. | Open Subtitles | في الحرب العالمية الثانية بنى الألمان آلة لتشفير رسائلهم |
| Ve muhtemelen mesajlarını da size verebilirim. | Open Subtitles | على الأرجح بأمكاني الحصول على رسائلهم من أجلكم |
| mesajlarını şifrelemek için kullandıkları kod. | Open Subtitles | .الكود الذين إعتادوا على تشفير رسائلهم به |
| Sarhoş insanların mesajlarını nötralize etme hakları olmalı. | Open Subtitles | الناس في حالة سكر الحق لتحييد رسائلهم. |
| mesajları anlamak için ne yapmaya çalıştıklarını yorumlamalıyız. | Open Subtitles | يجب ان نتوقع ما يريدون فعله لكي نستطيع تفسير رسائلهم |
| Ve onların mesajları hergün, herkes ile devam ediyor. | Open Subtitles | و رسائلهم تعيشُ كلَ يوم , من خلالِ الجميع, |
| Arkadaşlarımın yarısı cevap vermiyor ya da mesajları çok anlamsız. | Open Subtitles | ونصف أصدقائي لا يجيبون... أو أن رسائلهم لا تبدو منطقية |
| mesajları dinlediğimizi biliyorlar. | Open Subtitles | إنهم يعرفون أننا نقرأ رسائلهم |
| Geçmiş üst verileri geçelim ve Mesajlarına ulaşalım derim. | Open Subtitles | أقترح أن نتجاوز المعلومات و نصل إلى رسائلهم |
| Arkadaşlarıyla konuşup Mesajlarına bakmalıyız ve... | Open Subtitles | ذلك غريب علينا ان نتصل بأصدقائهم و نتفقد رسائلهم و كاميرات المراقبة |
| Bazı tanıdıklarım uyumadan önce Mesajlarına bakma ya da YouTube'da video izlemek yerine, ışıklarını kapatıp müzik dinlediklerinde daha iyi uyuyup daha zinde uyandıklarını fark etti. | TED | بعض ممن أعرفهم، قبل أن يخلدوا للنوم، عوض المرور على رسائلهم أو تصفح اليوتيوب، فإنهم يطفؤون الأضواء ويستمعون للموسيقى، وقد لاحظوا أنهم ينامون بشكل أفضل ويستيقظون بنشاط أكثر. |
| - Mesajlarına geri dönmüyormuş. | Open Subtitles | لمْ تكن تردّ على رسائلهم. |
| Mektuplarını teslim almadıklarını öğrenince çok kızacaklar. | Open Subtitles | سوف يغضبون عندما يعلمون بأنهم لم يحصلوا على رسائلهم. |
| Kamikazelerin tamamının, gönüllü ve fanatik samuraylar olmadıklarını görebilmek için son Mektuplarını okumak yeterli olabilir. | Open Subtitles | فقط رسائلهم الأخيرة هي التي أظهرت بأن ليس كل "الكاميكازي" كانوا متطوعين ولم يكونوا كلهم قراصنة مقاتلين |