| Daha zarif olmak ve iyi bir terbiye almak istiyordum. | Open Subtitles | لقد أردت أن أكون أكثر رشاقة و أن أتعلم حسن الخلق من أجلك |
| Belçikalı sömürgecilere göre, Tutsiler daha uzun ve daha zarif. | Open Subtitles | طبقاً للمستعمرين البلجيكيين التوتسيّون أطول وأكثر رشاقة |
| Daha üstün bir tür gibi, daha zarif bir rap türü gibi. | Open Subtitles | مثل سلالة أرفع مثل سلالة أكثر رشاقة من الراب |
| Ama o dar virajları dönebilmek için daha çevik. | Open Subtitles | لكن ليس لديها رشاقة لتتخطّي المنعطفات الحادة. |
| Bütün örümceklerin en hızlı ve çevik olan türlerinden biri. | Open Subtitles | إنَّه الاسرع والاكثر رشاقة ً من بين جميع العناكب |
| Kadındaki belirli bir zarafet hep bana çekici gelmiştir. | Open Subtitles | أنّ أناقة و رشاقة المرأة شيء مُغريّ بالنسبة ليّ دائماً |
| Sende, cazibe, zarafet ve güzellik var. | Open Subtitles | لديكِ سحر ,رشاقة ,وجمال |
| Ve ben bu robotların, şu anda göründüklerinden daha akıcı, daha çekici, daha zarif olmalarını istiyorum. | TED | و انا اردت هذه الروبوتات لتكون -- لتكون مؤثرة اكثر , اكثر جاذبية , اكثر رشاقة و هذا ما تظهر عليه حاليا |
| Tiffany yarışmanın en zarif ve artistik patencisi bugün gerçekten iyi iş çıkarıyor. | Open Subtitles | "تيفاني" هي على الأرجح أكثر المتزلجات رشاقة في هذه البطولة. و هي بالتأكيد في مستواها اليوم. |
| Onlar gördüğün en zarif yaratıklar değil mi? | Open Subtitles | أليست المخلوقات أكثر رشاقة كما رأيت؟ |
| Önemli olan köpeğe otoriter ve zarif bir şekilde liderlik etmek. | Open Subtitles | من المهم أن تقودي الكلب بسلطة و رشاقة |
| Teşekkürler! Gerçekten, çok zarif ve seçkinsiniz. | Open Subtitles | رشاقة وكلاسيكية |
| Tüm ötücü kuş avcılarının burada toplanmasıyla belki de İşkoçya çalılıklarında görülebilecek en zarif mavidoğan. | Open Subtitles | من بين جميع صائدي الطيور المغردة التي تجتمع هنا، أكثرهم رشاقة قد يكون طائراً يُرى في مستنقعات سكوتلندا (أنثى (هاريير |
| Bu hareket Amerikaliların başarıyı varlık sahibi olmaktan çok likidite sahibi olmak olarak görmesi demek, çünkü etrafınızda ne kadar az miktarda fazlalık varsa, o kadar çevik ve harekete hazırsınız demektir. | TED | ويشكل هذا التغير الثقافي عند المواطنين الأمريكيين توضيحا لنجاحهم في التحول من إقتناء الأشياء، إلى إمتلاك السيولة، لإنه كلما قل الاسراف من حولك، كلما زادت خفة و رشاقة حركتك. |
| Buğu da Tony Gillingham'ın kıvrak ve çevik endamının etrafını açıyordu. | Open Subtitles | والغشاوة تتمحور حول رشاقة ومرونة جسد (توني غيلينغهام) |
| Fevkalade çevik görünüyorlar ve... | Open Subtitles | ...يبدو بأن لديهم رشاقة غير إعتيادية و |
| - Tanrı vergisi bir zarafet ve çekicilik. | Open Subtitles | فهي تمتلك رشاقة وسحرا |
| Ne zarafet, ne özgüven vardı. | Open Subtitles | حسناً , لا رشاقة أو إعتدال |